(1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.9.2006 tarihinde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.1.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindekitüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, 504 numaralı parsel maliki İ. B.'ın, 503 parsel maliki M. E.'in kendi taşınmazının bir bölümünü sürmek ve ziraat etmek suretiyle tecavüz ettiği iddiasına dayalı müdahalenin meni istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini istemiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava açılırken, mülkiyeti davacı İ. B.'a ilişkin olan 504 parsel numaralı taşınmaza kuzeyden komşu olan 503 parsel numaralı taşınmaz maliki davalı M. E.'in, ekip sürmek ve ziraat etmek suretiyle 504 parselin bir bölümüne elatıldığı belirtilerek davalının bu eyleminin ortadan kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Yargı yerinde çözümlenmesi istenilen maddi olay yukarda açıklandığı gibidir. Bu istemin içerisinde davalı tarafça elatıldığı belirlenen 504 parsel içerisindeki krokiye göre kırmızı ile boyalı yerde bulunduğu anlaşılan zeytin ağaçlarının kaline ait bir istek yer almadığına göre, uyuşmazlık konusu yerin bedeline zeytin ağaçlarının bedeli de eklenmek suretiyle oluşan yüksek değer üzerinden harç alınması, bu değer üzerinden vekille temsil edilen davacı yararına ücreti vekalet takdiri kanuna uygun düşmez. Somut olaya göre, dava değeri 504 parsele elatıldığı söylenen taşınmaz bölümünün değeridir. Bu değer dosya içindeki 10.10.2006 tarihli ziraat mühendisi A. K.'ın bilirkişi raporuna göre 847.20 YTL olup, harcın bu değer üzerinden, ücreti vekaletin de ortaya çıkan dava değeri nazara alınarak maktu tarifeye yükseltilmek suretiyle tayin ve takdiri gerekir.
Ne var ki; davalının harca yönelik bir temyiz istemi bulunmamaktadır. Bu sebeple temyiz konusu yapılan yüksek değer üzerinden ücreti vekalet takdiri kanuna aykırı olup, bozma sebebi ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan 629.66 YTL nisbi sözcüklerinin karardan çıkartılarak yerine 250.00 YTL. sözcüklerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu biçimiyle onanmasına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 03.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy