(4342 S. K. m. 4, 5, 6)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.4.2006 tarihinde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.10.2006 tarihli hükmün Yargıtay'catetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindekitüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyonu Başkanlığı, davalının mer'aya vaki müdahalesinin men'i, üzerine diktiği bitkilerin kal'i ve vasfı bozulan mer'anın eski hale getirilmesi için gereken masrafın davalıdan tahsili istemiyle dava açmış, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, dava konusu mer'anın terk edilmiş olması sebebiyle konusuz kalan men'i müdahale ve kal davası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, tazminata yönelik davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava Tarım İl Müdürlüğü tarafından açılan men'i müdahale ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
4342 S. Mera Yasasının 4. maddesinde meraların hukuki durumu belirlenmiş, 5. maddesinde ise mera olarak tahsis edilecek yerler sayılmış, 6. madde de tespit ve tahdit işlemlerinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yapılacağı bildirilmiştir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mer'alarda Hazinenin mülk sahibi olarak dava açma hakkı vardır. Mera Yasasının 6. maddesinde mera, yaylak ve kışlakların tesbit, tahdit ve tahsisinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca yapılacağı belirtilmiş olup, bakanlığın yetkisi tesbit, tahsis ve tahsisin değiştirilmesi ile sınırlı olduğundan anılan bakanlığın genel mahkemede mera, yaylak ve kışlaklar hakkında onları koruma ya da sahiplenmeye yönelik dava açma hakkı açık bir hükümle tanınmamıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı genel bütçeye dahil idarelerden olmakla birlikte kanun ile verilen görevleri dışında mülkün sahibi olan Hazine'yi doğrudan doğruya temsil yetkisi de bulunmadığından aktif dava ehliyeti yoktur.
Bu bilgiler ışığında gerek men'i müdahale ve kal talebinin, gerekse tazminata ait istemin davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, men'i müdahale davası hakkında, taşınmaz üzerinde müdahale bulunmadığı gerekçesi ile bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarda açıklanan sebeple kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy