(818 S. K. m. 81, 101)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.6.2005 tarihinde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinin feshi, şerhin terkini, tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 28.11.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı ve davacı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne davacı vekilinin duruşma talebinin masraf yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, temerrüt sebebiyle 5.8.2003 tarihli biçimine uygun düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin feshi, birleştirilen dava ise aynı günlü sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen ferağa icbar suretiyle tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davacı ve birleştirilen davanın davacı S. ile vekalet ücreti noktasından birleştirilen davanın davacısı C. temyiz etmiştir.
1- 5.8.2003 tarihli biçimine uygun düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin konusu vaad borçlusuna Malatya ili Yazıhan ilçesi Balaban köyündeki 183 ve 185 parsellerde miras bırakanlarından geçecek hak ve hisselerin tamamının satışıdır. Sözleşmede satış bedelinin 23 milyar olarak kararlaştırıldığı ve satış bedeli olan 23 milyar liranın 01.08.2004 gününde ödeneceği yazılıdır. Dosya kapsamında yer alan sair bilgi ve belgelerden ise sözleşmede kararlaştırılan tarihte bedelin ödenmemesi üzerine davacının 02.08.2004 günlü ihtarnameyi göndererek satış bedelinin üç tarih içinde ödenmesini istediği bedelin ödenmemesi üzerine de 31.08.2004 gününde sözleşmenin feshini ihbar ettiği, eldeki davanın 24.06.2005 gününde açıldığı anlaşılmaktadır.
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri iki tarafa hak ve borçlar yükler. Belirtilmelidir ki hiçbir sözleşme ileride bozularak fesh edilmek üzere yapılmaz. Şayet, sözleşmede iki tarafa hak ve borçlar yüklenmişse sözleşmenin taraflarının sözleşme koşullarına uygun davranmaları hukukta genel bir ilke olan ahde vefa kuralının gereğidir. Yine hemen belirtilmelidir ki, sözleşmenin bir tarafı karşı taraftan kendi öncelikle edimini yerine getirmeden karşı tarafın edimini yerine getirmesini bekleyemez.
05.08.2003 tarihli sözleşmede iki taraf ittifak ederek sözleşme bedelinin 01.08.2004 gününde ödeneceğini kararlaştırmıştır. Borçlar Yasasının 101. maddesi hükmünce borcun ifa edileceği tarih ittifakla tayin edilmişse mücerret bu günün gelmesiyle borcunu yerine getirmeyen taraf mütemmerit (direngen) hale gelir. Kanunun bu açık hükmüne rağmen bununla yetinmeyen davacı gerekmediği durumda vaad alacaklısına ihtarname göndererek üç günlük ödeme süresi tanımış bu sürenin bitiminde de borcunu ifa etmeyen vaad alacaklısı Borçlar Yasasının 101. maddesi ilk fıkrası hükmünce temerrüde düşmüştür. Borçlunun temerrüdü halinde alacaklının ne gibi hakları olduğu Borçlar Yasasının 106. maddesinde sıralanmıştır. Anılan hükme göre; borç ifa edilmemişse alacaklı her zaman onun ifasını talep ve gecikme sebebiyle zarar ziyan isteme hakkına, aktin icrasından ve gecikmeden ötürü zarar-ziyan talebinden vazgeçtiğini derhal borçluya bildirerek borcun ifa edilmemesinden mütevellit zarar ve ziyanını talebe yada sözleşmeyi feshi yetkilidir. Somut olayda; satış bedelini ödemeyerek temerrüde düşen vaad alacaklısı aleyhine seçimlik hakkını sözleşmenin feshi doğrultusunda kullanan asıl davanın davacısı S.'in açtığı davanın hüküm altına alınması yerine yasaya, somut olaya uygun düşmeyen ve vaad borçlusunun yazılı şekilde kanıtlayamadığı iddialara üstünlük tanınarak bu davanın reddi açıklanan tüm bu sebeplerle ve Borçlar Yasasının 81. maddesi hükmüne uygun düşmemiştir.
Karar açıklanan bu sebeplerle asıl davanın davacısı vaad borçlusu S. yararına bozulmalıdır.
2- Yukarıdaki bozma nedenine göre, vaad alacaklısı birleştirilen davanın davacısı C.'in temyiz itirazlarının tetkiki gerekmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, (2) bent gereğince birleşen davanın davacının temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 07.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy