(4721 S. K. m. 1027) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.06.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 196 ada 21 parselde 1/3 hisse maliki Ali Kızı Şerife Sevim'in adı, soyadı ve baba adının yanlış yazıldığı ileri sürülerek Ahmet kızı Hatice Mahir olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dava konusu 21 parselin 1/3 hissesi zilyetlikten Ali Kızı Şerife Sevim adına tespit görmüş, başka parsellerle birlikte Kayseri Kadastro Mahkemesinin 2002/37 Esas sayılı dosyası ile dava konusu edilmiş, davalı Şerife Sevim'e tebligatlar bizzat tebliğ edilmiş, 30.06.2004 tarihinde imzasını taşıyan feragat dilekçesi vermiş, bir kısım parsellerle ilgili davalar tefrik edilerek, dava konusu taşınmazın aynı mahkemenin 2004/177-138 sayılı kararı ile 1/3 hissesi Ali Kızı Şerife Sevim adına tescil edilmiştir. Tespit maliki Ali Kızı Şerife Sevim'in Kayseri İli Kocasinan İlçesi Kuşçu Köyü 213 hanede nüfusa kaydının bulunduğu gibi, bir kısım tanıklar tarafından tapu malikinin davacının amcasının kızı olduğu söylenmiştir. Şu hali ile yapılan düzeltme mülkiyet nakline neden olabilecek bir sonuç hasıl eder duruma girmiştir. Tapu kaydında düzeltme yapılırken bir başkasına ait mülkiyetin diğer bir kişiye aktarılmasına sebebiyet verilmemelidir.
Bu durumda davanın mülkiyet ihtilafına ilişkin bulunduğu ve ancak tapu malikine husumet yöneltilerek açılacak bir tapu iptali ve tescil davası ile çözümlenebileceği düşünülmeksizin, Tapu Sicil Müdürlüğü hasım gösterilerek açılan davanın tapuda isim düzeltilmesi şeklinde değerlendirilerek yazılı olduğu gibi karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy