(4721 S. K. m. 683)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2005 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, köy boşluğuna elatmanın önlenmesi ve kal istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen davalı kullanımındaki yerlere elatmanın önlenmesine ve muhdesatınkal'ine karar verilmiş,
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten dava konusu yeri de kapsayan taşınmaza ilişkin paftanın incelenmesinden çekişmeli yer ve benzerlerinin boşluk olarak bırakıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; Türk hukuk mevzuatında köy boşlukları ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Köy boşluğu kavramı uygulamada geliştirilmiştir. Yine kural olarak belirtilmelidir ki, hiç kimse tarafından kazanılmayan yerler 3402 s. Kadastro Yasasının 18. maddesi hükmünce Hazineye aittir. Fakat mülkiyeti Hazineye ilişkin boşluklar eğer 3402 s. Kadastro Yasasının 16/A maddesindeki hizmet alanları arasında değilse koşulların oluşması halinde kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile mülk edinilebilir. 3402 s. Kadastro Yasasının 16/A maddesinde kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerler ise hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya sair sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami, genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ve kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler ve boşlukları ve benzeri hizmet malları olarak sayılmıştır. Bu gibi yerler özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, Belediye, Köy veya Mahalli İdare Birlikleri adına tesbit olunur. Bunların dışında hizmet alanı olarak kullanılmayan boşluklar ise olağanüstü zaman aşımı zilyetliği ile kazanılabileceğinden bu gibi davalarda davacının Medeni Yasanın 6. maddesi hükmünce dava konusu yerin kamu hizmetinde kullanılan yerlerden olduğunu kanıtlaması gerekir. Aksi durumda az yukarda sözü edildiği üzere kamu hizmet alanı olarak kullanılmayan yerler zaman aşımı zilyetliği de kazanılabileceğinden o yerin salt köy boşluğu olması davanın kabulü için yeterli neden olmaz.
Somut olayda; dava konusu yapılan boşluğun herhangi bir kamu hizmetinde kullanıldığı iddia ve ispat edilmediğinden davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün bozulmasına, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 10.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy