(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 3.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müdahalenin önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine dair verilen 21.9.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 69 parsel sayılı taşınmazda 80/320 pay sahibi olan davacı M. Filiz 80/320 pay sahibi olan diğer paydaş malikler davalı S. ve F.'nin paylarından daha fazla yeri kullandıklarını, taşınmazda paydaş olmayan davalılar A. Can ile Zeynel ve paydaş malikler S. ve F.'nin haksız elatmalarının önlenmesini istemiştir.
Davalılar davacının taşınmazda tasarruf ettiği bölüme elatmalarının olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 69 parsel sayılı taşınmaza davacı M. Filiz'in 80/320 payı oranında davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Gerçekten 32552 metrekareye yüzölçümündeki 69 parsel sayılı taşınmazda davacı M. Filiz'in 80/320, davalı paydaşlardan F. ve S. Filiz'in de ayrı ayrı 80/320 payları bulunmaktadır. Diğer davalılar A. Can ve Z. Filiz 69 parsel sayılı dava konusu yere kayden malik değildir.
Türk Medeni Kanunun 683. maddesi hükmünce malik malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı haksız elatmanın önlenmesini isteyebileceğinden ve paylı mülkiyette bu hak paydaşlardan her biri bakımından koruma tedbiri olarak diğer paydaşlar adına da kullanılabileceğinden kayıt maliki davacı tarafından malik olamayan davalılar A. Can ve Z. aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının kabulü yerine istemin davacının 8/320 payına hasren kabul edilmesi Yasaya aykırı ise de, bu husus davacı tarafından temyiz edilmediğinden düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş, kayıt maliki olmayan davalılar A. Can ve Z.'in bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
Davalılardan S. ve F.'nin temyiz itirazlarına gelince;
Az yukarıda sözü edildiği üzere, bu davalılar davacı gibi 69 parsel sayılı taşınmazda paylı maliktir. Paylı mülkiyet rejimine tabi bir taşınmazdan yararlanamayan paydaşın buna engel olan diğer paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini istemesi olanaklıdır.
Ancak, o paydaşın taşınmazdaki payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açtığı elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay kararları ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın ortaya çıkan sorunu gidermesi elatmanın önlenmesi davası değil sorunu kesin çözüm getiren taksim veya şüyuun satış yolu ile giderilmesi davası ile mümkündür.
Somut olayda, tarafların dava konusu 69 parseli hukuken veya fiilen taksim yaparak kullandıkları ileri sürülmemiş ve savunulmamıştır. Aksine mahkemece yapılan keşif sonucu davacı M. Filiz'in 69 parselde krokide F harfi ile gösterilen 150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünü kullandığı saptanmıştır. Davacı 69 parselde payına karşılık krokide F harfi ile gösterilen yeri kullandığından paydaş olan diğer maliklere karşı açılan elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Davacının payı sebebi ile taşınmazda daha fazla yer kullanmaya hakkı olması da bu davanın kabulü için neden değildir.
Mahkemece açıklanan bu nedenlerden ötürü davacı paydaşın diğer davacı paydaşlar aleyhine açtığı elatmanın önlenmesi davasının reddi yerine payı oranında tüm davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi doğru olmamış hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar S. ve F. yaranına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy