(2004 S. K. m. 91)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.4.2006 tarihinde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki ihale şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 27.12.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, öncesi 1126 ada 4 parsel iken bunun gitti kayıtları olan 2, 3 ve 4 parseller üzerindeki kesinleşmemiş ihale şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.
Mahkemece işin niteliği icra memuru işleminin şikayetine ait oluğundan görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü davalılardan Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz tapu kaydındaki kesinleşmemiş ihale şerhi icra takibi sonucu İcra Müdürünün haciz işlemi uygulaması suretiyle kayıtlara işlenmiştir. Gerçekten haciz kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ilişkin ve hacze kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürünün el koyması işlemidir. İcra ve İflas Yasasının 91. maddesi hükmünce gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve haczedilen eşya arasında ilişki kurulur ve malikin tasarruf yetkisi Türk Medeni Yasasının 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olur.
Ne var ki somut uyuşmazlıkta dava konusu taşınmazlar üzerinde İcra Müdürlüğünün haciz işleminin etkisi sona ermiş başka bir ifade ile kayıtlardaki haciz şerhi kaldırılmıştır. Uyuşmazlıkta talep edilen haciz şerhinden sonra kayıtlara işlenen kesinleşmemiş ihale şerhinin terkinidir. İcra Müdürlüğünün alacağa karşılık taşınmazların tapu kaydına uyguladığı haciz şerhi davadan önce terkin edildiğinden orta yerde hacizden kaynaklanan İcra Müdürünün işlemi yoktur. Yukarda söylendiği üzere dava bu aşamadan sonraki kesinleşmemiş ihale şerhinin terkinine ait bulunduğundan davanın genel mahkemede çekişmenin esası incelenerek görülüp sonuçlandırılması gerekirken maddi olayın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek dava dilekçesinin görev noktasında reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 15.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy