(4721 S. K. m. 683)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.02.2004 tarihinde verilen dilekçe ile geçit hakkına elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 04.05.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı, 21.02.2004 havale günlü dava dilekçesinde, davalının 36 parsel s. taşınmazı lehine tesis edilmiş bulunan geçit hakkına davalı tarafından tamamen kapatmak suretiyle vaki müdahalenin men'i ile yol üzerine yığılan bütün malzemenin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, keşif sırasında yolun açık olduğu tesbit edildiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ancak yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına ücreti vekalet tayinine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, geçit hakkına vaki elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre dava konusu geçit hakkının davadan sonra açılmış bulunduğu ve keşif sırasında temyiz olduğu sabit olmakla dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalının odun yığıp traktörünü park etmek suretiyle geçit hakkını kapattığı, odunları kestirinceye kadar bir hafta süreyle geçitin kapalı kaldığı dosyaya ibraz edilen fotoğraflar ve dinlenen tanık beyanları ve mahalli bilirkişi beyanı ile sabittir. Hatta tanıklardan V. B. davalının traktörü dava açılınca kaldırdığını ifade etmiştir. Kaldı ki, bizzat davalının cevap dilekçesindeki ... zaman zaman zorunluluktan kaynaklanan nedenler dışında komşunun olumsuz biçimde etkilenmekten kaçınmaktayım veya kullandığım aracı park ederken zaman zaman hepimizin yaptığı gibi aradaki bu boşluğa arabamı park etmekte isem de, bu durumun davacının geçit hakkına tecavüz gibi bir kastı ve sürekliliği bulunmamaktadır şeklindeki sözleri tevil yollu ikrar niteliğindedir.
Bu halde davalının davacının geçit hakkına müdahale ederek geçmesine engel olduğu ve dava açılmasına sebebiyet verdiği sabit olduğu halde, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte yazılı sebeplerle davacının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 21.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy