(2004 S. K. m. 30) (1086 S. K. m. 74) (4342 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.2.2000 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi, kal, eski hale getirme bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi ve kal isteminin kabulüne, eski hale getirme bedelinin tahsili isteminin kısmen kabulüne dair verilen 2.11.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, meraya elatmanın önlenmesi 35.918.275 lira eski hale getirme bedeli ile mera üzerindeki tesislerin kaldırılması için 7.407.968.875 TL yıkım bedelinin tahsili istemleri ile açılmıştır.
Davalı aynı yer hakkında maden dairesinden işletme ruhsatı alındığını esasen dava konusu taşınmazların mera niteliği taşımadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının meraya elatmasının kal sureti ile men'ine 2.219.00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1- 403 ve 404 parsel sayılı taşınmazlar özel sicilinde mera niteliği ile kayıtlıdır. Bu özelliklerinden dolayı 4342 sayılı Mera Kanununun 4. maddesi hükmünce kullanımı bir veya birden çok köy ve belediyeye aittir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bu gibi yerler özel amaçlı olarak ve amaç dışında kullanılamaz. Somut uyuşmazlıkta, anılan yasanın 14. maddesi gereğince tahsis amacında yöntemine uygun değişiklik yapılmadığından ve davacının kira ilişkisi 28.11.1999 tarihinde sona erdiğinden kanununda gösterilenden başka bir şekilde yararlanma olanağı bulunmayan taşınmazlarda davalının elatmasının önlenmesi isteminin kabulünde bir yanılgı yoktur. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre davacı Hazinenin bütün, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacı dilekçesinde eski hale getirme bedeli olarak 35.918.274 lira kal giderleri olarak da 7.407.968.875 TL talep etmiştir. Bilirkişice bulunan ve mahkemece hüküm altına alınan 2.219.00 YTL eski hale getirme bedelidir. Kal giderlerinin hesabı ise yapılmamıştır.
Mahkemece HUMK. nun 74. maddesindeki taleple bağlılık kuralı gereğince hüküm altına alınabilecek eski hale getirme bedeli 35.918.274 TL'den ibaret iken bilirkişilerin bulduğu 2.219.00 YTL. nin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Diğer taraftan İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmünce bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamların infazı sırasında masrafın nasıl tahsil edileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Anılan hüküm gereği yıkım masraflarını ilamda peşinen hüküm altına alınması gerekmez. Zira bu gibi giderler İcra Müdürü tarafından yasanın belirlediği usule göre sonradan ilamın infazı sırasında tahsil edilir. Mahkemece davacının yıkım giderlerine ilişkin isteminin reddi yerine bu konuda bir karar verilmemesi de doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 bentte açıklanan nedenlerle davacın bütün davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy