(4721 S. K. m. 725, 995) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.7.2001 tarihinde verilen dilekçe ile çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal talep edilmiş, birleştirilen davada da Seher Ekinci tarafından temliken tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; temliken tescil isteminin reddine, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne ve kal istemi atiye terk edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 3.10.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak tetkiki davalı Seher Ekinci vekili tarafından istenilmekle, tayin edilen 1.5.2007 günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil, birleştirilen davada Türk Medeni Yasasının 725. maddesi uyarınca temliken tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteminin kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen karar Dairemizce Dosya içeriğinden ve özellikle dosyanın eksiğe gönderilmesinden sonra bildirilen delillerden çekişme konusu parselinde bulunduğu yörede 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı çalışmaları yapıldığı ancak idare mahkemesine dava açıldığı işlemin yürütmesinin dava sonuna kadar durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. İmar uygulaması sonucu dava konusu yerde mülkiyet değişikliği olması olasıdır. Böyle olunca imar çalışmaları sonucunun beklenerek ve lüzumunda yeniden keşifte yapılarak çekişmenin sonucu doğrultusunda değerlendirilmesi zorunludur... gerekçeleriyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasından sonra, dava konusu 58 parseli kapsayan alandan İmar Yasasının 18. madde uygulama çalışmalarının 26.1.2006 gününde başladığının belediye tarafından bildirildiği, davalının yıkıma ait istemini atiye terk ettiği bu sebeple de temliken tescil davacısının yıkıma karar verilmeyeceği için telafisi imkansız zararının söz konusu olamayacağı gerekçeleriyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminin kabulüne, temliken tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı birleşen dosyanın davacısı Seher Ekinci temyiz etmiştir.
Az yukarda sözü edilen ve mahkemece uyulan bozma ilamı ile mevcut imar planının idari yargıda iptali halinde yeniden yapılacak imar uygulaması sonucu taşınmazların mülkiyet durumunda değişiklik olma olasılığı gözetilmiştir. Nitekim, belediyenin verdiği cevabi yazıda da bölgede 26.1.2006 gününde imar uygulaması çalışmasının başlatıldığından söz edilmektedir. Hükmü temyiz eden taraf da temyiz dilekçesinde imar çalışmaları sonucu 58 parselin mülkiyet sınırlarının değiştiği, elatmanın önlenmesi isteminde bulunan Ahmad Mahmoud Salem'in temliken tescile konu alanda mülkiyet hakkının kalmadığı da ileri sürülmüştür. Mahkemece imar uygulaması sonucunun beklenmesi gerekirken yalnızca kal talebinin atiye bırakılması sebebiyle telafisi imkansız zarar oluşmayacağının kabulü doğru değildir. Mülkiyet değişikliği halinde elatmanın önlenmesi isteminde bulunan tarafın davada sıfatının kalmayacağı hususu gözetilmemiştir. Bütün bu yönler gözetilerek mahkemece imar uygulaması sonucunun beklenmesi ve oluşacak mülkiyet durumuna göre işin esasının çözümlenmesi gerektiğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı- karşı davacı Seher Ekinci'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatırana geri verilmesine, 01.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy