(4721 S. K. m. 747)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 13.6.2005 tarihinde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.11.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki bulunduğu 867 parsel s. taşınmazı yararına davalılara ilişkin taşınmazdan geçit hakkı verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, davacının 867 parsel s. taşınmazı yararına 15.9.2006 tarihli krokili raporda 7.seçenek olarak gösterilen 681 ve 863 parsel s. taşınmazların ortak sınırında yer alan C+B harfli kısımdan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalılar vekili temyize getirmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalıların sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava, Türk Medeni Yasası'nın 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Geçit hakkı verilmesine ait davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan bir veya birkaçı tarafından açılabilir.
Eldeki dava önce, 863 parsel s. taşınmazın Erhan Kurt dışında kalan paylı malikleri aleyhine açılmıştır. 863 parselin paylı maliklerinden olan Erhan Kurt ise 27.2.2006 havale günlü harçsız bir dilekçe ile davaya katılmıştır.
Aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazın paylı malikinin bu biçimde harçsız bir dilekçe ile davaya katılması usulüne uygun ve doğru olmadığından bu yön bozmayı gerektirmiştir.
Diğer yandan, aleyhine geçit hakkı kurulan 681 parsel s. taşınmazın malikleri hakkında da usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu parselin paylı maliklerinden yalnızca Hüseyin Turgut 7.8.2006 günlü harçsız bir dilekçe ile davaya dahil edilmiş, sair paylı malikler ise davada hiç yer almamışlardır. 681 parsel s. taşınmaz malikleri aleyhine usulüne uygun biçimde ayrı bir dava açılarak eldeki dava ile birleştirilmesi suretiyle yargılamaya devamla hüküm verilmesi gerekirken, bu yönün göz ardı edilmesi de doğru görülmemiş, hükmün açıklanan sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeple davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine 2. bentte yazılı sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 01.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy