(1086 S. K. m. 38, 39) (775 S. K. m. 1, 3)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.3.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.4.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Belediye 1993 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tesbit gören taşınmazın 08.12.1994 gününde tescil edildiğini, 117 ada 25 parsel sayısını alan bu yerin belediye hudutları içerisinde kaldığını, hakem sıfatıyla verilen kararda aidiyetin saptandığını 775 s. Gecekondu Yasasının 3. maddesi hükmünce hazine adına olan kaydının iptali ile belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükümü davalı temyiz etmiştir.
Dava mülga 775 s. Gecekondu Yasasının 3. maddesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Gerçekten, 3. maddede ne tür yerlerin belediye adına tescilinin gerekeceği belirtilmiş, bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihte hazinenin mülkiyetindeki arazi ve arsalar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden belediye sınırları içerisinde olanların kanunun belirlediği amaçlarda kullanılmak üzere belediye mülkiyetine geçmesine olanak tanınmıştır.
Davacı belediye tüzel kişiliğinin 775 s. Gecekondu Yasasının 3. maddesi hükmünden yararlanabilmesi için öncelikle 775 s. kanunun yürürlüğe girdiği 30.07.1966 gününde belediye tüzel kişiliği sıfatını taşıyor olması gerekir. Davacı yasanın yürürlüğünden sonra belediye haline gelmişse hiç kuşkusuz 775 s. yasadan yararlanarak temlik isteminde bulunamayacaktır.
O yüzden öncelikle davacının hangi tarihte belediye tüzel kişiliği sıfatını kazandığı yetkili kaymakamlıktan veya İçişleri Bakanlığı'ndan sorulup saptanmalıdır.
Diğer taraftan; dosya kapsamı ile dava konusu taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu sabittir. Davacı belediyenin sair koşullar mevcutsa bu yerin adına tescilini isteyebilmesi için 775 s. Gecekondu Yasasının öngördüğü amaçta kullanılmak üzere hazine arazisine ihtiyaç duyduğunu da kanıtlaması kanunun aradığı sair bir koşuldur. Zira, 775 s. Gecekondu Yasasının 1. maddesinde kanunun amacı mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi, yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler olarak ifade edildiğinden, belediyenin 775 s. kanuna dayanarak adına tescil isteminde bulunması ancak yasadaki amaç için arsa sağlanması gereksinimi varsa mümkündür. Yoksa 775 s. Gecekondu Yasasının 3. maddesi belediyelerin belediye sınırları ve mücavir alan sahalarda bulunan hazine arazilerini hiçbir neden gösterilmeden talebi halinde belediye adına tesciline olanak sağlayan bir hüküm olarak düşünülemez. Mahkemece davacı belediyenin arsa sağlanma ihtiyacı içerisinde olup olmadığı kanunun 1. maddesinden yararlanılarak saptanmadan tescil hükmü tesisi de doğru olmamıştır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar açıklanan bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 28.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy