(4342 S. K. m. 1)
Dava: Davacı köy temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 1.12.2003 tarihinde verilen dilekçe ile mera tahsis kararının iptali ve davacı köy adına mera olarak tahsis istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 4.10.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı köy temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, mera komisyonunun davalı köye yaptığı tahsis kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden çekişme konusu taşınmazın 1981 yılında yapılan kadastro işlemleri sırasında 42 parsel sayısı ile 149.350 metrekare olarak davalı köyün merası olduğundan bahisle sınırlandırıldığı 13.7.1982 gününde sınırlandırma işleminin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Başka bir ifade ile, dava konusu taşınmaz hukuken davalı köyün merasıdır. 4342 s. Mera Kanununa göre yapılan çalışmalar sırasında gerek teknik ekiplerin ve gerekse Mera Komisyonunun önceki hukuki durumu gözetmesi zorunludur. Bundan ayrı, komisyon çalışma tutanaklarından tahsis işleminin bölgenin ekonomik durumu, iklim özellikleri toprak işleme esasları, arazi kullanma şekilleri ve kullanma kabiliyet sınırlarına göre tahsis edilen köyün miktarı, sınırları, hayvan sayısı ihtiyacı dikkate alınarak yapıldığı görülmektedir. Bir yerin başka bir köyün hudutnamesi içerisinde kalması meranın sınırları içerisinde kalan köye tahsisini gerektirmez.
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bütün dosya içeriğine göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy