(4721 S. K. m. 724)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.10.2006 gününde verilen dilekçe ile MK.nun 724. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.06.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ve davalının, 1/2'şer pay sahibi olduğu 387 parsel numaralı taşınmaz üzerinde 25.04.2007 günlü fen bilirkişisi raporu ekindeki krokisinde C ve D harfleri ile gösterilen ev ve eklentileri kendisinin yaptığını, bina ve eklerinin taşınmazın zemin değerinden daha yüksek olduğunu ve iyiniyetli olduğunu belirterek MK. nun 724 maddi hükmünce davalıya ait yarı payın uygun bir bedel karşılığında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Medeni Kanunun 724. maddesinin sağladığı hakka dayanabilmek için, kişinin yapı yapıldığı zamanda iyi niyetli olması esastır. Sübjektif unsur olarak belirtilen bu unsurun davanın dinlenebilme koşullarından birincisi olup bu unsurun kanıtlanması ile tescil mümkündür. İyi niyet unsuru da denilen bu unsur, kanıtlanamadığı takdirde ikinci unsur olan bina değerinin arsa değerinden üstün olduğu iddiası artık dinlenilemez. Dosya içerisine getirtilen tapu kaydından anlaşıldığı ve tarafların kabulünde olduğu üzere uyuşmazlık konusu 387 parsel sayılı taşınmaz eşit paylarla taraflar adına tapuya bağlıdır. Mevcut pay durumuna göre davacının iyi niyetli sayabilmesi için yapının inşasına başlamadan önce diğer paydaş Şevket'in kendisine ait payını davacıya devredeceği konusunda bir taahhüdünün olduğunun kanıtlanması gerekir. Toplanan delillere göre davalı Şevket'in kendisine ait payı davacıya temlik edeceğine dair yazılı ya da sözlü bir beyanı olduğu kanıtlanamamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, davalının davanın sübjektif unsuru olan iyi niyetli olduğu kanıtlanamadığından, davanın reddine karar verilecek yerde hukuka uygun düşmeyen yorumla davanın kabulü doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy