(3402 S. K. m. 16) (4721 S. K. m. 715)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.06.2006 gününde verilen dilekçe ile yola müdahalenin men'i ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın davacının dava ehliyeti bulunmadığından reddine dair verilen 10.07.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kamu malı niteliğindeki yola yapı yapılarak oluşan elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yörede imar uygulaması yapıldığından ve yolla ilgili dava yetkili Belediye Tüzel Kişisi tarafından açılabileceğinden, davacının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunun 16/B ve Türk Medeni Kanununun 715. maddeleri hükmünce yollar paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı taşınmaz bölümüdür. Tescile tabi olmayan bu gibi yerler haritasında gösterilmekle yetinilir. Kamu malı özelliğinden dolayı bir yetkili kuruluşun izni gerekmeksizin yoldan, o yöre halkından olan herkes yararlanabilir. Dolayısıyla, yolla ilgili davayı bulunduğu köy ya da belediye tüzel kişiliği açabileceği gibi o köy ve belediye halkından olan kişilerde açabilir. Kısaca ifade etmek gerekirse, davacının köy yolu iddiasıyla dava açmakta hukuki yararı ve aktif davacı sıfatı bulunmaktadır.
Mahkemece, yapılan bu saptamalar doğrultusunda çekişmenin esasının incelenerek bir hüküm kurulması yerine istemin yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy