(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 104)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.1999 ve 01.11.1999 gününde verilen dilekçeler ile sözleşmenin feshi, birleşen dava ile de alacak istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; sözleşmenin feshi isteminin reddine, alacak istemi yönünden kabulüne dair verilen 02.03.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile yapılan 02.10.1995 günlü sözleşmeyle 5 numaralı sahanın işletmesinin rödovans karşılığı verildiğini, ilk 2 yıl üretim için hazırlık yaptıklarını ve davalıya sözleşme uyarınca ödenmesi gereken rödovans bedelinin ödendiğini, 3.yılın hazırlıklarının da tamamlandığını ancak 21.05.1998 tarihinde Zonguldak ve çevresinde sel felaketi meydana geldiğini, bölgenin afet bölgesi kapsamına alındığını, bu yüzden de üretimin sıfır noktasına kadar gerilediğini, aynı yıl dünyayı etkileyen ekonomik krizin kendilerini de etkilediğini, davalı idareye sözleşmenin feshi için başvuruda bulunduklarını, sonuç alınamadığını ileri sürerek, sözleşmenin tazminatsız feshine karar verilmesini istemiştir.
Eldeki dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 1999/564 Esasında kayıtlı davada ise, davalı ve birleşen davanın davacısı idare, sözleşmede kiralama işlemine karşılık bazı ödemelerin öngörüldüğünü ve ödeme planına bağlandığını, işletmecinin 04.08.1999 tarihli protokolde öngörülen edimleri yerine getirmediğini ileri sürerek alacakları olan toplam 252.326.095.300 TL.'nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Bu davaya karşılık olarak açılan davada ise, işletmeci şirket yaptıkları yatırım ve harcamalardan dolayı fazla hakları saklı kalmak üzere 10.000.000.TL. nin davalı ve birleşen davanın davacısı idareden tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin bozmaya ilişkin 26.03.2002 tarihli ilamına uyularak asıl davanın reddine, birleşen davada davacı ve davalı idarenin alacak isteminin kabulü ile 252.326,10 YTL. nin sözleşmenin fesih tarihinden geçerli faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada açılan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve birleşen davanın davalısı, karşı davanın davacısı şirket temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, dosyada toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak asıl davanın reddedilmiş olduğuna göre, işletmeci şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Birleşen davadaki istemlerin dayanağı davacı idarenin 02.10.1995 günlü rödovans sözleşmesinden kaynaklanan 3 ve 4. yıllara ait alacaklarıdır. Davacı, alacaklarının rödovans borcu, lağım kirası borcu, bina kira borcu, elektrik borcu, orman irtifak borcu ve gecikme faizi ile KDV toplamından ibaret olduğunu belirtmiş, her bir alacak kalemini gösterdikten sonra toplam alacağını 252.326.095.300 TL. olarak açıklamıştır. Dosyada yer alan bilgilerden idarenin işletmeciden olan alacaklarını 14.09.1999 tarihi itibari ile çıkartarak 24.09.1999 tarihli yazı ekinde davalıya gönderdiği de görülmektedir. Taraflar arasında idarenin, 02.10.1995 günlü rödovans sözleşmesinden olan alacağının 252.326.095.300 TL. olduğu çekişmeli bulunduğundan HUMK. nun 275. maddesi hükmünce konunun özel ve teknik bilgi gerektirmesinden ötürü mahkemenin bilirkişi görüşüne başvurması zorunludur. Nitekim mahkemece bu düşünceden hareketle bilirkişi kurulundan rapor alınmış, bilirkişilerde idarenin alacaklı olduğu miktarı 252.326.095.299.TL. olarak ve idarenin iddia ettiği miktarları aynen benimseyerek bulmuştur. Bilirkişi raporunda; alacak kalemlerinin dayanağı ve ayrıntısı gösterilmediğinden bulunan rakamlarda yerindelik denetimi yapılamamaktadır. Kaldı ki, işletmeci şirket bilirkişi raporuna itiraz etmiş, mahkemece itirazın hangi hukuki nedenlerle haklı görülmediği açıklanmaksızın ek rapor alınmasına da gerek duyulmamıştır. Diğer taraftan işletmeci şirket ödeme savında da bulunarak özellikle idarenin 19.03.1999 günlü ödemeye ilişkin adına düzenlediği faturayı delil olarak sunmuştur. Bunlardan ayrı taraflar arasında düzenlenen 04.08.1999 günlü protokol başlıklı belgede, işletmecinin idareye olan borcu 126.860.000.000.TL. olarak saptanırken, bu borç tutarının 14.09.1999 tarihi itibari ile 252.326.095.299 TL. olduğu işletmeci şirkete bildirilmiş ve dava konusu yapılmıştır. Görülüyor ki, 04.08.1999 tarihinde 126.860.000.000.TL. olan işletmeci borcu 14.09.1999 tarihinde 252.326.095.299 TL. ye çıkartılmış, aradaki farkın açıklaması davacı idareye yaptırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle davacı idareye 04.08.1999 ve 14.09.1999 tarihler arasındaki davalının borçlu olduğu miktardaki farklılığın nereden kaynaklandığını açıklatmak, bu açıklama alındıktan sonra davalı işletmecinin 02.10.1995 günlü rödovans sözleşmesinden kaynaklanan ve fesih tarihine kadar olan borçlarının tutarını içlerinde mali müşavir bilirkişide bulunacak kurula gerek duyulursa keşifte yaptırılarak ve ticari defter ve kayıtlardan yararlanılarak ayrıntılı gerekçeli ve Yargıtay denetimine elverir raporla saptamak, bu saptama yapılırken de az yukarıda sözü edilen farkın nedenlerini ortaya koymak, davalı işletmecinin yaptığı ödemeler bulunursa bunları alacaklı olan miktardan tenzil etmek ve davacı idarenin alacağı hakkında sonucuna uygun karar vermek olmalıdır. Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ve bilirkişilerin yeterli ve denetime açık olmayan raporlarına dayanarak hükme varılması doğru değildir.
Diğer taraftan, Borçlar Kanununun 104/son maddesi hükmündeki geçmiş günler faizinin tediyesinde temerrüt sebebiyle faiz yürütülemeyeceği kuralı bir yana bırakılarak birleşen davadaki bilirkişilerin bulduğu alacak kalemleri içerisinde geçmiş günler faizi varken, faize ayrıca faiz yürütülmesi kabul şekli bakımından yanlıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 28.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy