(4721 S. K. m. 794, 995) (1086 S. K. m. 151)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.03.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, bu istem kabul edilmezse ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ecrimisil isteminin kısmen kabulüne dair verilen 21.06.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 1407 ada 5 parsel 4. kat 13 numaralı bağımsız bölümün intifa hakkının kendisine çıplak mülkiyetin ise davalıya ait olduğunu davalıya 29.01.2007 tarihinde ihtarname göndererek evin kendisine teslimini istediğini, ancak ihtarname gereğinin yerine getirilmediğini ileri sürerek davalının taşınmaza elatmasının önlenmesini, bu istem kabul edilmediği takdirde 2007-2008 yılı kira bedeli karşılığı 6000,00 YTL ecrimisilin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 26.04.2007 tarihli oturumda davacının dava konusu konuttan davalının tahliyesi talebinden vazgeçtiği gerekçesiyle 3500 YTL ecrimisil hüküm altına alınmıştır.
Hükmü davacı elatmanın önlenmesi isteminin hüküm altına alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
Dava, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunun 794. maddesi uyarınca intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerinde kurulabilir. Aksine düzenleme olmadığı sürece tapu kütüğüne tescil ile kurulan bu hak, hak sahibine konusu üzerinde tam bir yararlanma yetkisi sağlar. Davacı da intifa hakkının kendisine sağladığı bu yetkiye dayanarak taşınmazı kullanma iradesini belirtmek suretiyle davalının taşınmaza elatmasının önlenmesini istemiştir. Ancak; 26.04.2007 tarihli oturumda Benim asıl talebim davalının evi tahliye etmesi değil, kullanması karşılığında bana ecrimisil ödemesidir. Talebimi bu şekilde düzeltiyorum, aramızda kira sözleşmesi yoktur. Yararlanma hakkı bende kalmak üzere taşınmazı davalıya satmıştım, ancak yararlanmama engel olmaktadır..... şeklinde beyanda bulunmuş, mahkeme bu beyanı nazara alarak sadece ecrimisil isteği yönünden hüküm kurmuştur. Bilindiği gibi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 151/son maddesi hükmü gereği iki tarafın ikrar ve sulh ve feragatine dair beyanlarının tarafların huzurunda okunarak onlara imzalattırılması gerekir. Davacının az yukarıdaki beyanı okunarak davacıya imzalattırılmamıştır. Davacı daha sonraki oturumlarda da evin kendisine teslimi hususundaki talebini tekrarlamıştır. O halde davacının imzasıyla onaylamadığı beyanına değer verilerek elatmanın önlenmesi isteminin hüküm altına alınmaması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; haksız işgal tazminatı olarak da adlandırılan ecrimisilin dava tarihine kadar hüküm altına alınması gerektiği hususunun gözardı edilerek dava tarihinden itibaren 1 yıllık süre için ecrimisile hükmedilmesi de ayrıca usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy