(1086 S. K. m. 292, 337)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 20.06.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.06.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, birlikte müteahhitlik yaptıkları ağabeyi ile birlikte dava konusu 3 parsel numaralı taşınmaz üzerine 1973 yılında bina inşa ettikleri ve ortaklıklarının 1986 yılında sona erdiğini belirterek tapu kaydının iptali ile 1/2 payının adına tescili, bunun payını karşılamaması halinde 3000YTL'nin de tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının diğer temiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak davacı delil listesinde açıkça yemin deliline de dayandığından, davacıya yemin teklifi hakkını kullanıp kullanmayacağı hatırlatılarak ve kullanmak istediği takdirde HUMK. nun 337 ve müteakip maddeleri gereğince işlem yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy