(2709 S. K. m. 22, 56) (2813 S. K. m. 7) (İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 12, 25) (10 kHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektro Manyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik (MÜLGA RGT: 16.05.2009) m. 11, 16) (4. HD. 27.09.2004 T. 2004/2954 E. 2004/10516 K.) (4. HD. 29.01.2004 T. 2003/16434 E. 2004/971 K.)
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 10.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
Gümüşhacıköy Asliye hukuk mahkemesi
Esas No: 2008/102
Karar No: 2008/235
Yukarıda konusu ve tarafları yazılı olan davada TÜRK MİLLETİ adına yargılama yaparak karar veren mahkememizce gereği düşünüldü:
Dava: Davacı H....., A. Mah. K. sokak No: ... adreste 12 yıldır kiracı olarak ikamet ettiğini, davalı Vodafone Şirketinin aynı sokakta bulunan A....'in binasına baz istasyonu kurduğunu, konuyla ilgili olarak Kaymakamlığa, Sağlık Grup Başkanlığına, İl Sağlık Müdürlüğüne ve C. Savcılığına başvurduklarını, baz istasyonunun insan sağlığına olumsuz etkilerinin olduğunu, bu sebeple uzmanların baz istasyonlarının yerleşim yerlerine kurulmaması gerektiğini beyan ettiklerini, söz konusu baz istasyonunun evlerine 20 metre mesafeye konulduğunu, bu sebeple kendisinin ve kanser hastası olan eşinin ve çocuklarının sağlık ve psikolojik yönlerden olumsuz etkilendiklerini, baz istasyonuna 50 metre mesafede ilköğretim okulunun bulunduğunu, dolayısıyla ilgili yönetmeliklere uyulmadığını beyan ederek söz konusu müdahalenin önlenmesini ve baz istasyonunun kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı bu davasını daha sonra bina maliki olan ve adı geçen şirkete binasını kiraya veren Ahmet S.'a da yöneltilmiştir.
Birleşen dosyanın davacısı (2008/129 E) M... ise aynı baz istasyonunun kaldırılması istemiyle açtığı davada, kendisine ait bina ile baz istasyonunun kurulduğu bina arasında 26 metre mesafe olduğunu, güvenlik mesafesine uyulmadığını, baz istasyonlarının radyoaktif madde yaymasından duyulan endişe sebebiyle mülklerinin değerinin azaldığını, hatta kiracı bulmakta zorlandıklarını, baz istasyonunun kurulduğu yerin yerleşim yeri olduğunu, etrafında ilköğretim okulu, ekmek fırını, market bulunduğunu, uzmanların baz istasyonunun insan sağlığına zararlı olduğunu beyan ettiklerini belirterek söz konusu baz istasyonunun kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
İlk davanın konusu ve davalı taraf itibariyle tarafları aynı olduğundan bağlantı sebebiyle iki dava birleştirilmiştir.
Cevap: Davalılardan A. usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap vermemiş, kendisini vekille de temsil ettirmemiştir.
Davalı V. A.Ş. vekili, cevaplarında davalılardan Hasan K.ın açtığı davada, dava tarihi itibariyle baz istasyonunun çalışır durumda olmadığını, dolayısıyla sırf bu yüzden davanın reddinin gerektiğini, davalıların mülkiyet haklarına bir müdahalelerinin olmadığını, söz konusu baz istasyonu kurulmadan evvel Telekomünikasyon Kurumundan güvenlik sertifikası alındığını, davaya konu baz istasyonunun olduğu yerde güvenlik mesafesinin 10,86 metre olarak belirlendiğini, davacıların psikolojilerinin bozulduğuna dair iddialarının soyut olduğunu, davaya konu baz istasyonunun dosya davaya konu baz istasyonunun Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği değerlerden daha az değerde elektromanyetik dalga yaydığını, esasen günlük hayatta kullanılan TV, telefon, fırın, buzdolabı gibi cihazların bu baz istasyonundan daha fazla elektromanyetik dalga yaydığını, ayrıca Telekomünikasyon Kurumunca sürekli ve gizli bir şekilde denetim yapıldığını, davaya konu edilen baz istasyonunun Telekomünikasyon Kurumunun yayınladığı 04.08.2002 tarihli yönetmelikte öngörülen değerlerin çok altında bir değerlerle çalıştığını, öde yandan bu şekilde baz istasyonu ağı kurmalarının devlette yapılan sözleşme gereği zorunlu olduğunu, bu yolla önemli bir kamu hizmeti sunulduğunu beyan ederek açılan davanın reddini istemiştir.
Deliller: Telekomünikasyon Kurumu (Samsun Bölge Md.), mahkememizin yazısı üzerine, 02.06.2008 tarihli cevaplarında, dava konusu baz istasyonu için 13.02.2008 tarihinde güvenlik sertifikasının geçici olarak onaylanıp, sistem kurma izninin verildiğini, ilgili şirketin sistemin 30.05.2008 tarihinde faaliyete geçtiğini bildirdiğini belirtmiştir. Yazı ekinde güvenlik sertifikasının bir örneği de gönderilmiştir.
Mahkememizce 12.07.2001 tarihli 24460 sayı RG'de yayınlanan 10 kHZ-60 gHZ Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkındaki Yönetmeliği hükümlerince bu konuda uzman olan ve yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen ölçüm cihazı ile çalışan uzman bilirkişi görevlendirilmesini istemiş, TÜBİTAK'ın bildirdiği uzman bilirkişi ve fen bilirkişisinin katkısıyla dava konusu yerde 26.06.2008 tarihinde keşif yapılmıştır.
Keşifte baz istasyonunun kurulduğu yerin davalı Ahmet S.'a ait üç katlı binanın çatısı olduğu, etrafın yerleşim yeri olduğu gözlemlenmiştir.
Keşifte dinlenen tanık Süleyman M. baz istasyonu kurulduktan sonra uyku düzensizliği yaşadığını, eve girdiğinde huzursuzluk hissettiğini, evde bedensel ve zihinsel özürlü çocuğunun olduğunu, baz istasyonu kurulduktan sonra bu çocuğunda da bazı davranış değişiklikleri olduğunu, örneğin önceden tuvaletini söylediğini, şimdi ise söylemediğini beyan etmiştir.
Keşifte görev alan fen bilirkişisi baz istasyonunun davalı A'a ait Artıkabat Mahallesi, 30 ada 6 parsel sayılı taşınmaz bina üzerinde kurulu olduğunu, K. İlköğretim Okulunun buraya 85 metre, davalı H ile M....'ın konutlarının ise 30 metre mesafede bulunduğunu rapor etmiştir.
Keşifte görevlendirilen (TÜBİTAK tarafından yetkili olduğu bildirilen) uzman bilirkişi C....B ise 03.07.2008 havale tarihli raporunda konuyla ilgili teknik bilgiler vermiş, keşif günü ölçüm cihazı ile baz istasyonunun olduğu yerde elektromanyetik dalga alan şiddete ölçümü yaptığını, yapılan ölçümde elde edilen değerlerin 12.07.2001 tarihli yönetmelikte öngörülen değerlerin altında kaldığını, günümüzde yönetmelikte belirtilen değerlerin altındaki elektromanyetik dalgaların insan sağlığına zararlı olmadığının kabul edildiğini, ancak konuyla ilgili çalışmaların devam ettiğini, çevre sakinlerinin yorgunluk, uyku bozukluğu, stres, baş ağrısı, deride yanma gibi şikayetlerin de bulunduğunu, bunun psikolojik olabileceğini, ancak baz istasyonlarının konumlandırılmasında çevre sakinlerinin psikolojik durumlarının da dikkate alınması gerektiğini, rapor etmiştir.
Dava konusu yerin tapu kaydı, kira sözleşmesi, tarafların karşılıklı beyan ve delillerini ilgilendiren dilekçeleri ile bu dilekçeler ekindeki başka yer mahkemelerince sunulan rapor örnekleri ile çeşitli bilimsel görüşleri içeren tebliğ ve makaleler ve davacıların sunduğu çevre sakinlerinin rahatsızlığını ifade eden imza listeleri dosyadadır.
Değerlendirme: Dava GSM baz istasyonu ile ilgili müdahalenin önlenmesi ve kal davasıdır. Tarafların talep ve cevapları yukarıda ayrıntısıyla verildiği üzere, davacılar özetle, söz konusu baz istasyonunun sağlığa zarar verdiği konusunda endişe taşıdıklarını, bunun yerleşim yeri içinde kurulmaması gerektiğini iddia etmişler, davalı ise yapılan tesisin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, salığa aykırı bir yönünün bulunmadığını savunmuştur.
Dava konusu olayda olduğu gibi telefon hizmetleriyle ilgili olarak 2813 Sayılı Kanunun 7. maddesi ve 406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu Hükümlerine göre Telekomünikasyon Kurumu yetkilidir. Bu kanunlar ve bunlara dayanılarak çıkanları yönetmeliklere göre baz istasyonlarının kuruluşunda gerekli izinleri bu kurum vermekte ve denetimini de bu kurum yapmaktadır.
12.07.2001 tarihli ve 24460 sayılı resmi gazetede yayımlanan 10 kHZ-60 gHZ Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkındaki Yönetmeliğin 16. maddesinde elektro manyetik alan şiddeti limit değerleri tablo halinde gösterilmiştir.
Öte yandan konunun TMK'nın 737.vd. maddelerinde düzenlenen komşuluk hukukuyla da (Bina maliki olan davalı açısından) ilgisinin olduğu açıktır.
Anlaşmazlık irdelenirken bir yandan Anayasanın 22. ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 12. maddeleri ile teminat altına alınan haberleşme hakkı dikkate alınmalıyken, diğer yandan yine Anayasanın 56. Evrensel Beyannamesi'nin 25. maddeleriyle teminat altına alınan sağlıklı yaşama hakkı dikkate alınmalı, yani dengeli bir uygulama yapılmalıdır.
Mahkememizce TÜBİTAK tarafından görevlendirilen ve yetkilendirilen uzman bilirkişi refakati ile yapılan keşifte yine bu yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen teknik şartları taşıyan cihazla yapılan ölçümde tespit edilen değerlerin yönetmelikte izin verilen değerlerden düşük olduğu saptanmıştır.
Bilirkişi raporunda da ülkemizde izin verilen değerlerin Dünya Sağlık Örgütünün sağlık için belirlediği değerlerden daha düşük tutulduğu, dava konusu yerde tespit edilen değerlerin düşük olduğu, fakat baz istasyonları kurulurken çevre sakinlerinin psikolojik durumlarının da dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
TMK'nın 737. maddesince taşınmaz maliki mülkiyetten doğan haklarını kullanırken komşularını olumsuz etkilemekten kaçınmalıdır. Aynı kanunun 2. fıkrasında sayılan olumsuz kullanım örneklerinin sınırlı olmadığı, bunların örnek olduğunun kabulü madeninin amacı gereğidir. Hal böyle olunca baz istasyonu ve özellikle bunun mahalle aralarına ve yerleşim yerlerinin içine kurulmasına çevre sakinlerinin rızalarının olmadığı açık iken, binasını GSM şirketine kiralayan davalı A....'ın taşınmaz mülkiyetini kullanırken TMK'nın 737. maddesine aykırı davrandığı sonucuna varılmış ve bu davalı açısından da bu sebeple kabul edilmiştir.
GSM şirketinin kurduğu tesise gelince: Dava konusu baz istasyonunun yaydığı elektromanyetik dalga şiddetinin yönetmelikte ön görülen değerlerden az olduğu mahkememizin de kabulündedir. Yasal düzenlemelerde elektromanyetik dalga şiddetinin belirli bir seviyede tutulmasının mecburi kılınmasında da anlaşılacağı üzere bu dalgaların belirli değerleri aşmasının insan sağlığına zararlı olduğu konunun uzmanı kişi ve kurumlarca kabul edilmektedir. Ancak tarafların ibraz ettiği ve dosya arasında bulunan bilimsel görüşler ve tebliğlerden de anlaşılacağı üzere dünyada henüz baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalga şiddetinin (yönetmeliklerde ön görülen değerlerden daha az olsa bile) insan sağlığına hiç zarar vermediği ispatlanamamıştır. Keşfe katılan bilirkişi de bu hususa işaret etmiştir. Hal böyle olunca baz istasyonu çevresinde yaşayanlar bundan endişe duymakta, olumsuz yönde etkilenmektedirler.
Davaya konu olayda da çevre sakinleri davayı önemle takip ederek, imzalarıyla baz istasyonunun kaldırılmasını isteyerek, yetkili kişi ve kurumlara resmi yollardan başvuracak endişelerini göstermişler, kendilerindeki veya aile bireylerindeki (Uyku bozukluğu, stres gibi) değişiklikleri dile getirmişlerdir. Bu endişeler yersiz bile olsa, baz istasyonunun kurulmasından dolayı bu endişelerin yaşandığı açıktır.
Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre
Full & Egal Universal Law Academy