(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 423, 426)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.02.2005 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 08.02.2008 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ali vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı, davalının, maliki olduğu 624 parsel numaralı taşınmaz ile kendisinin paydaşı olduğu 623 parsel numaralı taşınmaz sınırına diktiği ağaçların kök ve dallarının 623 parsel numaralı taşınmazda tarım yapılmasını engellediği, verimin düşmesine neden olduğunu belirterek el atmanın önlenmesi ve ağaçların ya da dallarının kesilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davanın görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle reddine veya davanın nakline ya da açılmamış sayılmasına karar verildiğinde, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine dair istemlerin de görevsizlik ve yetkisizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınması zorunludur (25.04.1945 tarihli ve 1944/7-1945/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, HUMK. m. 423, 426, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 7).
Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği de yine, 4667 sayılı Avukatlık Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81/son maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi ve 21.06.1966 tarihli ve 1966/9-9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda gösterilmiştir. Somut olayda da;
Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğu halde yukarıda içeriği açıklanan düzenlemeler göz ardı edilerek yargılama giderleri ile davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte sayılan nedenlerle reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana istek halinde geri verilmesine, 21.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy