(4077 S. K. m. 3, 23)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.06.2008 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hatice vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Hatice vekili gelmedi. Karşı taraftan davacı vekili Av. T.G. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Hatice ile dava dışı kooperatif arasında 06.12.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme ile arsa sahibine bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün 30.12.1996 tarihinde dava dışı Nihal'e satışının vaat edildiğini, bu kişinin 17. Bloktaki 1 nolu bağımsız bölümün 10.04.2002 tarihinde davalı Talat'a satış vaadinde bulunduğunu, kendisinin davalı Talat'tan 28.06.2004 tarihinde satış vaadiyle 17. Bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, işlemin tapuya şerh edildiğini, bu bağımsız bölümün adına tescilini istemiştir.
Davalı Talat, davayı kabul etmiş, davalılardan Hatice ile aralarında bir sözleşme bulunmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı Hatice temyiz etmiştir.
4822 Sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanun'un kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kimiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı; kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 23. maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü itilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda; davacı, çekişme konusu bağımsız bölümü yükleniciden değil alacağın temliki yoluyla 06.12.1995 günlü sözleşmenin taraflarından arsa sahibi olan davalı Hatice'den satın almış ve buna dayanarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 23. maddesinde sözü edilen ihtilaflardan olmadığından bu davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonuçlandırma olanağı yoktur. Mahkemece, kamu düzeninden olan görev hususu bir yana bırakılarak davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy