(1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.09.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.04.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Yaşar Turgut vekili ve Lütfi Bora vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 253 parsel sayılı taşınmaz lehine davalılara ait 257 parsel üzerinde geçit hakkı tesis edilmesini istemiş, davalılarca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Yaşar ve davalı Lütfi vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Geçit davalarında davanın açılmasına doğrudan sebep olmamış kişilere yargılama giderleri ile davacı taraf vekille temsil edilmiş ise ücreti vekalete hükmedilemez. Bu davanın açılmasında, davalıların kusurlu olduğu söylenemeyeceğine göre yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar. Aksi düşünce ile bu yolda davalılar aleyhine hüküm kurulmuş olduğundan kararın bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK. nun 438/VII maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca mahkeme hükmünün üçüncü bendinde yeralan davalılardan müştereken müteselsilen sözcüklerinin hükümden çıkarılarak davacıdan sözcüğünün yazılmasına keza hüküm fıkrasının dört ve beşinci bendinin tümden hükümden çıkarılmasına ve hükmün değiştirilmiş bu şekli ile düzeltilerek ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy