(1086 S. K. m. 388)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.04.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09.11.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, mülkiyetinde olan 9 parsel numaralı taşınmazına bitişik 8 parselin paydaşlarından davalı Enver Karakurt'un kendisine ait taşınmazını kullanırken davacı parselinden bir miktar yeri de çevirerek bahçesi haline getirdiğini ileri sürerek, yapılan elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece istemin hüküm altına alınması üzerine, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflara ait taşınmazlar çapa bağlı olup, davalı tarafça 9 parsel numaralı taşınmaz üzerinde yapılan bahçenin 8 parsele ne oranda taştığı fen bilirkişisi krokisinde açık bir şekilde işaretlenmemiştir. Her ne kadar bilirkişi Hüseyin Abacı 16.10.2007 tarihli raporunda tecavüzlü alanı kırmızı renkle taradığını belirtmiş ise de, krokide böyle bir alan yer almamaktadır. Rapor düzenleyen Ziraat Bilirkişisi tecavüzlü alanda beş adet kayısı, üç adet ceviz, bir adet kiraz, iki adet erik ve dört adet şeftali ağaç ve fidanlarının bulunduğunu tespit ettiğine göre, elatmanın mevcut bulunduğu açıktır. Ne var ki, davaya konu edilen tecavüzlü yerin krokiye yansıtılması ve böylece infaza elverişli bir hükmün kurulması gerekir. Mevcut krokiye göre infazın yapılması olanaksızdır. HUMK. 388. maddesi uyarınca infaza elverişli bir hüküm kurulmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy