(4721 S. K. m. 701)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.05.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.05.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, biçimine uygun düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kaydın elbirliği maliki davalılar Halime, İbrahim ve Hasan davayı kabul etmiş, diğer mirasçı ve tereke dışı Nilgün Hasıl ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı elbirliği maliklerinden olmadığından ve tereke dışı kişiye satış vaadinde bulunulması sözleşmeye ifa kabiliyeti kazandırmayacağından, dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık konusu 2275 ada 30 parsel sayılı taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabi olarak Halime, İbrahim, Hasan ve satış vaadi borçlusu Hüseyin adına tapuda kayıtlıdır. Elbirliği maliklerinden satış vaadi borçlusu Hüseyin 2004 yılında ölmüştür. Mirasçıları kaydın diğer malikleri ile kayıtta malik olmayan davalı eşi Nilgün Hasıl'dır.
Burada hemen belirtilmelidir ki; elbirliği halinde mülkiyet yasa veya yasanın kabul ettiği sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin bir mala veya hakka birlikte malik olma durumunu ifade eder. Elbirliği mülkiyeti ortaklarının tüzel kişiliği yoktur. Mülkiyet, bir bütün olarak elbirliği ortaklarının tümüne aittir. Böyle olunca; terekedeki tasarruf işlemlerinde ortakların oy birliği ile karar vermeleri şartı aranır. Terekedeki bir payın tereke dışındaki üçüncü kişiye satışı bir temlik işlemi olarak geçerlidir. Tasarruf işleminin geçerli olabilmesi ise tereke ortaklarının oybirliği ile bu işlemi kabul etmesine bağlı olduğundan, terekeye ortak olan davalılar Halime, İbrahim ve Hasan'da davayı yöntemince kabul ettiklerinden, kabul beyanları hüküm ve sonuç meydana getirir. Tereke dışı mirasçı Nilgün'ün davayı kabul edip etmemesi tereke ortaklarının oybirliği ile verdikleri kararı etkilemez. O halde; davanın kabulü gerekirken elbirliği mülkiyetinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek istem reddolunduğundan, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy