(4721 S. K. m. 721, 737)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.11.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tarafların mülkiyetindeki 190 ve 191 parseller ortak sınırına yapıldığı saptanan ve bilirkişi krokisinde A ve B harfleri arasında gösterilen duvara davalının yaptığı imalatların kal suretiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Keşif sonucu sağlanan bilirkişi raporuyla dava konusu ihata duvarının 190 ve 191 parsel sayılı taşınmazlar ortak sınırına her iki taşınmazı birbirinden ayırma amacıyla yapıldığı sabittir. Türk Medeni Kanunu'nun 721. maddesi hükmünce iki taşınmazı birbirinden ayırmaya yarayan duvar, parmaklık, çit gibi sınırlıklar her iki komşunun paylı malı sayılır. Başka bir anlatımla mahkemenin yıkımını hüküm altına aldığı ortak duvarda davalılar da maliktir. Esasen davalılar tarafından ilave yapılmaksızın kullanılan şekli ile ortak duvar üzerinde tarafların bir çekişmesi de olmamıştır.
Uyuşmazlık ortak duvara sonradan yapılan imalatlar üzerinde çıktığından, taraflar arasındaki çekişmenin Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Gerçekten, sonradan yapılan imalatlar taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan ve komşuyu zararlandıran imalatlar içinde ise, bunun komşuluk hukuku kuralları içinde kaldırılması gerekip somut olayda ise, bilirkişiler sonradan yapılan çekişme konusu duvarın yasa ve örf adete göre davacıyı zararlandırmadığını saptadıklarından, zarar unsuru gerçekleşmeden istemin hüküm altına alınması olanaklı değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy