(3402 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.01.2006 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.11.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili 23.01.2006 tarihli dilekçesiyle davacılar murisi Serpil Özdemir'in 16.08.1967 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı Şerife Güleryüz'e ait 26 Mart 339 tarih 56-57-58 nolarında kayıtlı tapudaki hisselerinin yarısını sözleşmede yazılı olduğu üzere satım ve teslim aldığını ve sözleşmenin 19.08.1967 tarihinde tapuya şerh edildiğini davalının tapudaki bu şerh ile yükümlü olarak tapudan satın aldığını beyan ile revizyon gören 61 ada 16 sayılı parseldeki satın aldığı hisselerin tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacıların noter sözleşmesi ile satın aldığı tapu kayıtlarının kadastro sırasında 61 ada 16 sayılı parsel olarak tescil edilmiş olduğu tapu kütüğü üzerinde 19.08.1967 tarih 597 yevmiye numarası ile Şerife Güleryüz hisse nısfının Serpil Güleryüz'e satış vaadinde bulunduğu yazılı olmakla beraber 27.08.2003 tarih 3716 yevmiye nosu ile şerhin tapudan terkin edildiği davalı Arif Demir'e ilk hisse tescili 1998 yılında yapılmış daha sonra satışla hisse intikali almıştır. Öncelikle davalı Arif Demir davacının dayandığı sözleşmenin tarafı veya mirasçısı değildir. Ayrıca tapuya yapılacak şerh 5 yıl süre ile geçerlidir. Bu nedenle davacıların şahsi hakkının ayni hak kuvvetini kazanmadığı nedenleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili kararı temyiz etmiştir.
Sonuç: Dava noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar murisinin 16.08.1967 tarihli noter satış vaadi sözleşmesiyle satım ve teslim aldığı 26 Mart 1339 tarih 56-57-58 nolu tapu kayıtlarının dosyaya getirtilen kadastro tutanağına göre 15.08.1974 tarihinde 61 ada 16 sayılı parsel olarak tespit ve revizyon görüp kadastro tutanağını 05.11.1975 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmektedir. Bu durumda davacıların 16.08.1967 tarihli noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil talebi kadastro öncesi sebebe dayalı olup 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi gereğince dava tarihine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin davada geçmiş olduğu ve kamu düzenine ilişkin hak düşürücü sürenin mahkemece resen gözetilerek davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken yukarıda yazılı nedenlerle reddi doğru değil ise de, hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan, mahkeme karar gerekçesi HUMK. nun 438/son maddesi gereğince bu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün gerekçesi düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 03.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy