(1086 S. K. m. 417, 438)
Dava: Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.02.2002 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, depo edilen taviz bedelinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya ödenmesine dair verilen 01.05.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Vakıflar İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 26.02.2002 tarihli dilekçesiyle 769 parsel sayılı 3490 m2 hükmen 26.03.1987 tarihinde tarla cinsi ile adına kayıt edilen taşınmazın tapusu üzerine yasaya aykırı olarak 20.01.1986 tarihinde Mihrişah Valide Sultan Vakfı şerhi konulduğunu beyan ile tapudan terkinini istemiştir. Davalı idare vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra şerh konulduğu nedeniyle davanın kabulüne dair verilen 16.10.2002 tarihli karar davalı vekilinin temyizi üzerine 1. Hukuk Dairesi vakıf şerhinin yasal süresi içersinde konulmuş olduğu ancak keşfen uzman bilirkişi incelemesi yapılarak vakfın türünün incelenmesi yönünden 29.09.2003 tarihli bozma ilamına mahkemece uyularak keşfen yapılan inceleme ve Doç. Dr. Ali Akyıldız'ın dosyadaki raporuna göre vakıf şerhinin silinmesinin hukuken mümkün bulunmadığı, yani taviz bedelinin ödenmesi gerektiği belirtilmesi üzerine Vakıflar Yasasının 27. maddesine göre hesaplanan ve 13.09.2006 tarihli Mal Müdürlüğü cevabi belgeleri ile belirlenen 15.180.00 YTL taviz bedelinin davacı tarafından 27.04.2007 tarihli makbuz ile mahkeme veznesine yatırılmıştır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne 769 sayılı parselden vakıf şerhinin silinmesine depo edilen bedelin davalıya ödenmesine yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline 01.05.2007 tarihinde karar verilmiştir.
Davalı Vakıflar İdaresi vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı Vakıflar İdaresinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava tapudaki vakıf şerhinin terkini istemine ilişkindir. Ancak;
Uyulan bozma ilamına göre yapılan keşfen inceleme ve araştırma sonucu vakfın türünün tavize tabi olduğu belirlenip taviz bedeli ödenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olduğuna göre HUMK. nun 417. maddesi gereğince davada haklı olan taraf davalı idare olduğu halde yasaya aykırı olarak davalı idareden yargılama giderlerinin tahsiline karar verilmiş olması doğru bulunmadığı gibi davalı idare yararına vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Bu tür davalarda harç ve avukatlık ücretinin dava konusunun gösterilen değerine bakılmaksızın maktu tayini ve takdiri gerekir. Hükmün belirtilen bu nedenlerle bozulması gerekli ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/VII maddesi gereğince hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı idare vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bent uyarınca hüküm fıkrasında yazılı karar ve ilam harcı olan 13.10 YTL'den peşin yatırılan 10.12 YTL'nin mahsubu ile bakiye 2.98. YTL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 4.96 YTL başvurma harcı ile 1.12 YTL peşin harç olmak üzere toplam 15.08 YTL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından bu yargılama nedeniyle yapılan toplam 307,2 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine sözcüklerinin hüküm fıkrasından tamamıyla çıkartılarak bunun yerine yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ayrıca avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince davalı idare yararına takdir olunan 450 YTL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine cümlesinin yazılmasına, hükmün 438/VII. maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy