(3402 S. K. m. 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 33)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.01.2006 gününde verilen dilekçe ile mülkiyetin tespiti ve beyanlar sütununa yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.06.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Tapu Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binaların kütüğün beyanlar hanesine yazılması istemiyle açılmıştır. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava kabul edilmiştir. Hükmü davalı Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dava konusu 4 parsel sayılı taşınmaz için açılan paydaşlığın giderilmesi davası sırasında yapılan keşifte taşınmaz üzerindeki bazı binaların tapuda paydaş davacı tarafından yapıldığının belirlendiği iddiasıyla davacı eldeki davayı açmıştır. Bilindiği gibi, bir taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye ve paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise, bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebinin belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesinin yasal dayanağı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesiyle Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri ve ayrıca özel bazı yasalar ile tapu sicil tüzüğüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 33. maddesi hükmünce bu kanunun 14, 15, 17, 18, 20 ve 21. maddelerinin kadastro çalışma alanı dışında bulunan yerlerdeki taşınmaz mallar hakkındaki davalarda da, uygulanacağı kabul edilmiş, diğer bir anlatımla, Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi genel hükümler arasında sayılmamıştır. Dolayısıyla Kadastro Kanunu'nun uygulanmasını gerektirmeyen bir alanda yasanın 19. maddesine dayanılarak muhdesat belirlenmesi yapılamaz. Böyle olunca, davacı tarafından açılan eldeki davanın reddi yerine somut olaya ve yasaya uygun düşmeyen bazı nedenlerle taşınmaz üzerinde bulunan binaların davacıya ait olduğunun beyanlar sütununa yazılması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 27.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy