(818 S. K. m. 125)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 26.01.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı Fikri'nin, davacıların ablalarının eşi olduğunu, davalı Fikri'nin, Antalya 1.Noterliğinin 18.06.1993 gün ve 36624 yevmiye numaralı taahhütname başlıklı belgesi gereğince Antalya İli, Merkez, Alan Mah., 515 ada, 4 nolu parselde kayıtlı, murisi Süleyman Ekim'den intikalen gelen gayrimenkuldeki hak ve hissesinden ileride imar geçtikten sonra 500m2'lik kısmının tapusunu toplam 60.000.000.TL. bedel mukabilinde davalılara vereceğini kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilleri tarafından bedelin peşinen ödendiğini, buna karşın davalının, diğer kardeşleri ile birlikte Antalya 4.Noterliğinin 17.11.1995 gün ve 29878 yevmiye numaralı Resen Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile S.S.Yuvamkent Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, imardan sonra dava konusu tapunun 515 ada, 4 nolu parselinin 7954 ada 2 parsel, 7967 ada 1 parsel, 7962 ada 1 parsel, 7962 ada 9 parsel, 7963 ada 2 parsel ve 7963 ada 1 parsel numaralarını aldığını, tahminen taşınmazlar üzerinde 162 daire ve 30 dükkan bulunduğunu belirterek; öncelikle yeni oluşan parseller üzerindeki kimi dükkan ve bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile adlarına tescilini, olmadığı takdirde şimdilik 75.000 YTL. tazminatın müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, keşif sonrası tanzim olunan bilirkişi raporunun ibrazından sonra 25.12.2006 günlü harçlandırdığı dilekçesi ile tazminat talebini 387.450,30YTL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, 05.12.2005 günlü dilekçesiyle zamanaşımı iddiasıyla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 18.06.1993 tarihli taahhütnamede, ferağ talebinin imar koşuluna bağlandığı, tedavüllü tapu kayıtlarına göre dava konusu parselin 20.07.1994 tarihinde imar görerek kapatıldığı ve başka parsellere gittiği, davacılara zilyetliğin devredilmediği, imarın geçtiği 20.07.1994 tarihi ile dava tarihi olan 24.10.2005 tarihleri arasında 10 yıldan fazla bir sürenin geçtiği ve zamanaşımı iddiasının da esasa cevap süresi içerisinde ileri sürüldüğü belirtilerek, davacıların davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiş, toplanan delillere göre davalarının bedele yönelik olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle zamanaşımı yönünden reddolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu dile getirmiştir.
Davanın dayanağı Antalya 1. Noterliğinde 18.06.1993 gün ve 36624 yevmiye numarası ile tanzim olunan taahhütname başlıklı, tek taraflı resen düzenlenmiş belgedir. Söz konusu belgede, davalı Fikri tek taraflı olarak murisi Süleyman Ekim'den intikalen gelen Antalya İli, Merkez, Alan Mah.sinde kain, tapunun 515 ada 4 parsel numarasında kayıtlı bulunan gayrimenkuldeki hak ve hissesinden ileride imar geçtikten sonra 500 m2'lik kısmının tapusunu, eşinin kardeşleri olan davacılara 60.000.000.TL. mukabilinde devretme taahhüdünde bulunmuştur. Söz konusu taahhütnameye göre davalının 60.000.000.TL. bedeli davacılardan peşin olarak aldığı sabittir. Az yukarıda bahsi geçen taahhütname tek taraflı olup, resen düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi niteliğine haiz değildir. Ancak, davacıların davalıdan edimini yerine getirme beklentisi içinde bulunmaları hayatın olağan akışına uygundur. Dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre dava konusu 515 ada 4 nolu parselin 20.07.1994 tarihinde imar gördüğü, imardan sonra az yukarıda belirtilen parsel numaralarını aldığı sabittir. Yine dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre, davalının murisi Süleyman Ekim'in terekesinin 23.09.1996 tarihinde iştirak halinin çözülüp, aralarında davalının da bulunduğu dört mirasçısına intikallerin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. 18.06.1993 günlü taahhütnamenin içeriğinden sözleşmenin yerine getirilebilmesi için, yani ifa olanağının doğması için muris Süleyman Ekim'in terekesinin iştirak halinin çözülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davacıların ikinci kademedeki talepleri olan ve taahhütnamede açıkça davalı tarafından, davacılardan tahsil edildiği belirtilen bedelin tazminen tahsili talebi için zamanaşımının başlangıcını Süleyman Ekim terekesinin mirasçılarına intikalen geçtiği 23.09.1996 tarihi olarak kabul etmek gerekir. Bu tarih dikkate alındığında, Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi olan 24.10.2005 tarihinde dolmadığı anlaşılacaktır. Bu nedenle mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 04.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy