(1086 S. K. m. 72)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.03.2006 ve 18.04.2006 gününde verilen dilekçeler ile su arkına elatmanın önlenmesi, eski hale getirme, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı-karşı davacının talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 06.06.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili ve davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, arka elatmanın önlenmesi istemi ile açılmıştır.
Davalılar, asıl davanın reddini, davalı Zülgani Uysal ise karşı davasında, davacının arka elatmasının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, 1 ve 7 parseller maliki asıl davacının davası hakkında hüküm kurulmamış, davalı ve karşı davacının davasının kısmen kabulü ile arka vaki elatmanın önlenmesine, eski hale getirme talebinin reddine, 29.11.2006 tarihli krokide kahverengi ile gösterilen ve kapandığı saptanan arkların açılmasına, bu arktan geçen suyun raporda sarı renkte gösterilen yerden geçirilmesine, masrafın davalı ve karşı davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve karşı davacı Zülgani ile asıl davanın davacısı Hasan temyiz etmiştir.
29.11.2006 tarihli krokide dava ve karşı dava konusu arklar kahverengi ile işaretlenmiştir. Bunlardan 1 ve 7 parsel arasında kalan ark karşı davanın konusunu teşkil etmektedir. Davacı ve karşı davalı ev ve ahırını taşkın sulardan korumak için bu arkı kapattığını, keşif tutanağına geçirilen beyanında kabul etmiştir. Asıl davanın konusu olan arklar ise, 267 ada 1 parsel ile 268 ada 6 ve 6 ile 2 parseller arasında kalan arklardır. Gerek asıl, gerekse karşı davadaki istemlerin konusu paftasında ark olarak işaretlenen bu yerlere oluşan elatmanın giderilmesi ve eski hale getirilmesidir.
HUMK. nun 72. maddesi hükmünce hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın bir davayı resen tetkik ve halledemez. Yasanın 74. maddesi gereğince de ayrık durumlar hariç hakim iki tarafın iddia ve müdafaaları ile bağlı olup ondan fazlasını veya başka bir şeye hüküm veremez.
Az yukarıda sözü edildiği üzere, dava konusu yerler 29.11.2006 tarihli krokide kahverengi ile işaretlenen paftasında ark olarak gösterilmiş taşınmaz bölümlerine ilişkin olduğundan ve bu yerlerin asıl ve karşı davanın davalıları tarafından kapatıldığı saptandığından, mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda sözü edilen usul kuralları doğrultusunda kapatılan arklara elatmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesinin teminini sağlayacak hüküm kurmak olmalıdır.
Mahkemece, değinilen yönler bir yana bırakılarak dava konusu yapılmayan hususlar hakkında da karar kurulması ve kurulan kararın infazında tereddüt yaratılması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy