(2942 S. K. m. 30) (4721 S. K. m. 744)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2007 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, su isale hattı irtifakı kurulması istemiyle açılmıştır.
Davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece davacı belediye yararına, davalı belediye aleyhine 20.09.2007 tarihli krokide yeşil ve kırmızı ile boyanan yerde su isale hattı geçirilmek üzere irtifak hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Mecra irtifakı kurulması istemi kaynağını Türk Medeni Kanununun 744. maddesinden alır. Gerçekten; anılan madde uyarınca her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür. Görülüyor ki, mecra irtifakı kurulmasına ilişkin davalarda istemin kabulü halinde irtifak hakkı bir taşınmaz lehine diğer taşınmaz aleyhine kurulur.
Somut olayda ise; her iki yanda belediye tüzel kişisidir. Davalı belediye sadece 2 parsel sayılı taşınmazın malikidir. Su isale hattının geçirildiği diğer taşınmaz malikleri davada taraf olmamıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30 maddesi hükmünce Kamu Tüzel Kişilerinin ve Kurumlarının sahip oldukları taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakları diğer bir kamu tüzel kişisi veya kurum tarafından kamulaştırılamaz ise de, taşınmaz mala kaynak veya irtifak hakkına ihtiyacı olan idarenin belli bir bedel ödemesi karşılığı o malın sahibi olan idareye başvurarak yasada öngörülen prosedüre uygun işlem yapmayı talep yetkisi vardır. Dolayısıyla böyle bir ihtiyaç içersinde olan belediye tüzel kişisinin izleyeceği yol Türk Medeni Kanununun 744. maddesine dayanarak mecra irtifakı tesisini istemek değil, 2942 sayılı Kanunun 30. maddesinden yararlanarak davalı idareden taşınmaz mal devrini talep etmek olmalıdır.
Mahkemece açıklanan bu husus göz ardı edilerek istemin Türk Medeni Kanununun 744. maddesi çerçevesinde hüküm altına alınması doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy