(4721 S. K. m. 744)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.06.2001 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine bozma ilamlarına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.07.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili ve dahili davalılar Zamir Yılmaz, Hakkı Levent Alcatlı, Necmi Yılmaz, Mehmet Yılmaz vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, su yolu mecra irtifakı tesisi istemiyle açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiştir. Hükmü Karayolları Genel Müdürlüğü ve bir kısım davalı taşınmaz malikleri temyiz etmiştir.
1- Hükmü temyiz eden Karayolları Genel Müdürlüğü aldığı yetkiye dayanarak hükmü temyizden vazgeçtiğini beyan ettiğinden, vaki vazgeçme nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Gerçek kişilerin temyiz itirazlarına gelince;
Davadaki istemin dayanağı Türk Medeni Kanunu'nun 744. maddesidir. Gerçekten, anılan hüküm uyarınca, her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla, su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür. Bu gibi davalarda, öncelikle üzerinde durulması gereken husus istek sahibinin (davacının) mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığının saptanmasıdır. Davada davacı, akaryakıt istasyonunda su ihtiyacını karşılamak maksadıyla köy çeşmesinden ilerideki istasyona su yolu mecrası ihtiyacını ileri sürmüştür. Ne var ki, bilirkişi 14.07.2005 tarihli raporunda davacının akaryakıt istasyonunda kullanmak üzere yer altı suyu kullanma belgesi alarak sondaj suretiyle su ihtiyacını karşıladığını ancak bu suyun içme amaçlı kullanılmayacağını saptamıştır. Davacı içme suyu ihtiyacını daha kolay yöntemlerle karşılayabileceğinden, sırf içme suyu ihtiyacını ileri sürerek komşuları olan davalı taşınmaz maliklerinden fedakarlık bekleyemez. Su yolu mecra irtifak ihtiyacı davacı tarafından başka bir yolla karşıladığından, istemin reddi yerine hüküm altına alınması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle Karayolları Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 17.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy