(4077 S. K. m. 3, 23) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.10.2007 gününde verilen dilekçe ile davalı kooperatife üye kaydedilmesi, satın aldığı dairenin arsa payının hesaplanarak adına tescil edilmesi olmaz ise ödediği bedellerin iadesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 27.11.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davalı yüklenici ESK. İnşaat Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. bırakılan bağımsız bölümlerden, 4H-Blok 31 numaralı yükleniciden satın aldığını ileri sürerek davalı kooperatif ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesi uyarınca kooperatife ortak kaydedilmeyi ve üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini bu nedenle dava konusu bağımsız bölüme düşen arsa payının tapusunun iptali ile adına tescilini olmaz ise yapmış olduğu tüm ödemelerin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece dava kooperatif üyeliği talebini içerip talebin niteliği Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
4822 Sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa'nın tanımlar başlıklı 3. maddesinin (e) bendinde tüketici bir mal veya hizmeti ticari ve mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişi, aynı maddenin (f) bendinde ise satıcı kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişi olarak tarif edilmiş, anılan yasanın 23. maddesi ile (c) bendinde sözü edilen konut amaçlı taşınmaz malların satımından kaynaklanan uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinin görev alanına alınmıştır.
Somut olayda tescili istenen konut niteliğindeki bağımsız bölümü yükleniciden doğrudan satın alınan konuta ilişkin istemin tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği az yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca kuşkusuzdur. Ancak, yüklenici ile davalı kooperatif arasındaki inşaat sözleşmesinin 3. maddesinin e bendi uyarınca kooperatife ortak kaydedebileceği kabul edilmiş olup, temel ilişkide yüklenicinin arsa sahipleri ile yaptığı arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi yer almaktadır. Diğer bir anlatımla HUMK. nun 45. maddesi kapsamında istemler arasında bağlantı bulunmaktadır. Her iki istemin de incelenmesi sırasında inşaat yapım sözleşmesi önem taşımaktadır. Davaların birlikte görülerek sonuçlandırılması usul ekonomisi açısından gereklidir. Ancak sorun özel ve genel yetkili mahkemeler arasındaki bağlantılı davaların birlikte görülüp görülmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tüketici Mahkemesi özel bir mahkemedir ve özel mahkemelerin görevi genel mahkemelerin görevinden önce gelir. Talepler arasında bağlantı bulunması halinde taleplerin tamamı için özel mahkeme durumdaki tüketici mahkemesi görevlidir. HGK. nun 14.12.2005 tarih 2005/13-637 2005/731 sayılı kararı da aynı doğrultudadır.
Açıklanan bu olgu karşısında davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekirken, mahkemece kamu düzeninden olan ve resen gözetilmesi zorunlu görev hususu bir yana bırakılarak istemin genel mahkemede görülmesi gerektiği nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına 17.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy