(1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.05.2007 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.11.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile açılmış, davaya konu taşınmaz üzerinde 3. kişiler yararına var olan haciz ve ipotek şerhlerinin bulunmasından ötürü bu kişilere de dava yöneltilmemiş olması nedeni ile eksik husumetten davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak satış vaadi sözleşmesi noterlikçe resen düzenlenmiştir ve kapsamı itibarı ile hukuken sonuç doğurur nitelikleri taşımaktadır. İpoteğe konu taşınmaz ise Manisa ili Karacaoğlanlı köyünde 159 ada 1 parsel numarada kayıtlı olup, davacılar tarafından eşit paylarla satın alınmaya konu edilmiştir. Halen kaydına göre taşınmaz maliki Orjin Özel Sağlık Hizmetleri İlaç ve İlaç hammaddeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'dir. Satış vaadi sözleşmesi alıcısına satıcıdan taşınmazın ayni hakkını temellük etme hakkını verir. Satış vaadinde davacı tarafa, diğer bir söylemle alıcıya kayıt üzerinde bulunan haciz ve ipotekleri kaldırmak üzere herhangi bir borç yüklenmemiştir. Satın alma sonunda taşınmazın yükümü haline gelen hacizler ve ipotek alıcı tarafından açıkça kabul edilmese bile mülkiyet alıcıya geçmekle onun borçları haline gelir. Kayıt üzerindeki şerhlerin sahiplerine sağlanan haklar taşınmaz yükümü olarak kayıtta kalacağından bu hakların zedelendiğinden de söz edilemez. Kaldı ki davacı taşınmazı mevcut yükümlülüklerle beraber almaya talip olduğunu da bildirmiştir. Açıklanan nedenlerle bu kişilerin davanın niteliği gereği zorunlu dava arkadaşlığından söz edilemeyeceğinden davanın yürütülmesi için husumet eksikliğinden söz edilemez. Aksine düşünce ile kararda yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy