(3402 S. K. m. 16/B)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.05.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.09.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, yola elatmanın önlenmesi istemi ile açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların yola fiili elatmaları olmadığından söz edilerek istem reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, bilirkişilerin 03.10.2006 tarihli krokilerinde yeşil ve kırmızı olarak boyadıkları bölüme ilişkindir. Bu yerin, kadastro çalışmaları sırasında paftasına yol olarak işaretlendiği uyuşmazlık konusu değildir. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesince; yol gibi orta mallarının haritasında gösterilmesi gerekir.
Ziraat mühendisi bilirkişi, keşif sonucu düzenlediği 20.10.2006 tarihli raporunda; yolun komşu taşınmazların fındık ocaklarının dallarının uzaması ve geçişlere engel teşkil etmesi şeklinde kullanılamaz hale geldiğini saptamıştır. Kadastro paftasında yol olarak işaretlenen ve bilirkişinin fındık ocaklarındaki dalların uzaması suretiyle kapandığını işaret ettiği alandaki fındık ocakları, davalıların kullanımındadır. Dolayısı ile, yolun geçişe elverişsiz hale gelmesindeki eylemli neden; davalılardan kaynaklanmıştır. Bu durumda, mahkemece, kadastro paftasında yol olarak işaretlenen bölüme, davalıların fındık ağaçlarının dallarını uzatarak oluşturdukları müdahalenin men'ine karar verilmesi yerine, eylemli bir elatma olmadığından söz edilerek davanın reddi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 21.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy