(4721 S. K. m. 683, 779)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.08.1994 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.06.1995 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı kurum vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi istemine ilişkin davanın kabulüne, yıkım isteminin ise fahiş zarar doğacağından reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davalı 23 parselin malikidir. 397 m2 yüzölçümündeki bahçeli ahşap ev niteliğindeki taşınmaz davalı tarafından 29.04.1991 tarihinde satın alınmıştır. Aynı taşınmazın 64 m2'lik kısmına ve 23 parsel aleyhine İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü lehine 15.03.1983 tarihinde hükmen daimi irtifak hakkı tesis edildiği görülmektedir. Kısaca ifade etmek gerekirse, davalı 23 parsel sayılı taşınmazı irtifak hakkı tesisinden sonra hakkın varlığını görerek satın almıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 779. maddesi hükmünce taşınmaz lehine irtifak hakkı bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmazın lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli şekilde kullanmasına katlanmaya mecbur kılar. Dolayısıyla, 23 parsel maliki davalının bilirkişilerin 18.12.1994 tarihli krokisinde davacının irtifak haritası kapsamında kaldığını saptadıkları, kırmızı ile boyanan 13 m2'den ibaret yere taşkın bina yapmasından iyiniyetli olduğunun kabulü olanaklı değildir. Yapı, davacının irtifak haritası kapsamına taşkın yapıldığından bina yapan davalının kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Binayı taşkın yapan davalı kötüniyetli olduğundan yıkımın fahiş zarar doğurmasının bir önemi yoktur. Davalı, davacının irtifak hakkı kapsamına kötüniyetle elattığından davadaki yıkım isteminin de kabulü gerekirken, yıkımın fahiş zarar meydana getireceğinden söz edilerek bu istem bölümünün reddi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy