(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.04.2001 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, tapu tahsis belgesine dayalı yola elatmanın kal sureti ile giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, aynı yer ile ilgili tapu tahsis belgesi bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın tarafları uygulama sonucu mülkiyet hakkı sahibi olduklarından, davacının yol ihtiyacının ise ortaklığın giderilmesi davası açılarak karşılanabileceğinden bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, 17.04.2001 tarihinde açılmıştır. Davanın görüldüğü aşamada 2202 ada 33 parsel sayısını alan taşınmazda davacıya 07.03.2005 tarihinde 240/502, davalıya ise 08.12.2004 tarihinde 262/502 pay verildiği, böylelikle tarafların 33 parselde paylı malik oldukları anlaşılmaktadır.
Gerçekten paylı mülkiyette, taşınmazdan yararlanamayan paydaş yararlanmaya engel olana paydaş veya paydaşlardan payına elatmanın önlenmesi isteyebilir. Ancak o paydaşın, payı karşılığı çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Bu gibi durumlarda, payından az yer kullanıldığı iddiasını ileri süren paydaşın sorununun elatmanın önlenmesi davası ile değil ortaklığın giderilmesi davası ile çözülmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar 33 parselin paylı maliki olduklarından ve her iki tarafın da 33 parsel çap kaydı içinde çekişmesiz kullandıkları yer bulunduğundan, bilirkişinin 14.05.2003 tarihli krokisinde kırmızı ile boyanan ve davalıya ait müştemilat olduğu anlaşılan taşınmazdan yararlanmasının engellenmesi istenemez. Ancak;
Dava dilekçesinde, davacının bu bölüm dışında davalının yola elatması olduğu da ileri sürülmüştür. Gerçekten, 14.05.2003 günlü bilirkişi raporunda davalının müştemilatının 0.16 m2'lik kısmının yola taşırıldığı saptandığından davanın bu bölümle ilgili kabulü gerekirken, istemin bütünü ile reddedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy