(1086 S. K. m. 417, 423)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ve haciz şerhlerinin terkini istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü ile haciz şerhlerinin terkini talebinin reddi ile, 2 ve 3. parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile üzerindeki haciz şerhleri ve yükümlülükleri ile birlikte davacı adına tesciline dair verilen 16.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Vergi Dairesi vekili ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ihale satışına dayalı tapu iptali, tescil ve satışa konu 466 ada 2 ve 3 parsel kayıtlarındaki haciz şerhlerinin terkini istemi ile açılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 18.07.2006 tarihli karar davalı Sosyal Sigortalar Kurumu ile Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce dava konusu taşınmazların davacıya satışı aleni ihtiyari ihale ile yapıldığından mülkiyet tescilsiz geçmeyeceğinden davalı kamu alacaklılarının haczide mülkiyetin davalı Belediye'ye ait olduğu dönemde işlendiğinden mahkemece istemin haciz şerhleri ile yükümlü olarak kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünden 26.06.2007 tarihli ilamla bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, 2 ve 3 sayılı parseller üzerinde bulunan haciz şerhlerinin terkini isteminin reddi ile 2 ve 3 sayılı parsellere ait davalı Belediye adına olan tapu kayıtlarının iptali ile üzerindeki haciz şerhleri ve yükümlülükleri ile birlikte davacı adına tesciline, yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline 16.10.2007 tarihinde karar verilmiştir.
Davalı Vergi Dairesi Müdürlüğü (Hazine) vekili ve davalı Sosyal Güvenlik Kurulu Başkanlığı vekilleri, dava kısmen red edildiği halde yargılama giderleri tahsilinin yasaya aykırı olduğu, vekalet ücreti verilmediği nedeniyle ve resen görülecek yönlerden ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve uyulan bozma ilamına göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Ancak; HUMK. nun 417. maddesi gereğince mahkeme masrafları kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan tahsil edilir. Aynı yasanın 423. maddesinde vekalet ücreti de yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Davalı taraf yargılama sırasında vekil ile temsil edilmiştir. Mahkemece, davalılar lehine davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen yargılama masraflarının bu arada vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi yasaya aykırı olduğu gibi, avukatlık asgari ücret tarifesinin üçüncü maddesinin ikinci paragrafı hükmü dikkate alınarak davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy