(3402 S. K. m. 41)
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.06.2004 tarihinde verilen dilekçe ile 3402 s. yasasının 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Kadastro Müdürlüğü vekili ve İbrahim Şeftalioğlu tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacılar, Kadastro Müdürlüğünce 18.11.1992 gününde 3402 s. kanunun 41. maddesi uyarınca, taşınmazlarında tersimat hatasının bulunduğu gerekçesiyle düzeltme yapıldığını ileri sürerek, işlemin iptali isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece, düzeltme kapsamına alınan taşınmazlarda mülkiyet aktarımı söz konusu olduğu, düzeltme işleminin Kadastro Müdürlüğünce yapılabileceği gerekçesiyle dava reddedilmiş, davacıların temyizi üzerine mahkeme kararı Dairemizce Kadastro Müdürlüğünün 3402 S. Yasasının 41. maddesi uyarınca yaptığı düzeltme işleminin usulüne uygun olup olmadığı hususunun araştırılması yönünden bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Dava, 3402 s. Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan hüküm, Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müraacatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir biçiminde iken 3.3.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 s. kanunun 9. maddesi ile, Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce resen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile sair hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ gününden başlayan otuz tarih içerisinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içerisinde kalanların resen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir. biçiminde değiştirilmiş, böylece, açıklanan teknik hataların düzeltilmesinde vasıf ve mülkiyet değişikliğini engelleyen ifadeler madde metninden çıkartılmıştır. Ancak, buradaki mülkiyet değişikliğinden, orijinal ölçü değerlerinin zemine uyumlu hale getirilmesi amaçlanmakta olup, tapu iptali ve tescil yolu ile çözümlenecek nitelikte olan kadastro tespitine dayalı istemler bu madde kapsamında değerlendirilmemiştir.
Somut olayda da; Kadastro Müdürlüğünce 41. madde uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile taşınmazların geometrik durumları ve yüzölçüm miktarları değişmiştir. Mahkemece dava kabul edilmiş ancak işlemin iptal gerekçesi karar yerinde gösterilmemiştir. Yukarda da değinildiği gibi düzeltme işleminin 41. madde kapsamında kalıp kalmadığının saptanması için, taşınmazların fiili kullanım durumları, orjinal ölçü değerleri ve işlemin dayanağı belgeler zeminde uygulanarak, düzeltmenin kaynağını oluşturan hatanın sebebi tam olarak belirlenmelidir. Bütün bu yönler gözardı edilerek eksik incelemeyle sonuca gidildiğinden, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana iadesine, 28.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy