(1086 S. K. m. 438) (492 S. K. m. 13)
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2003 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.07.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak tetkiki davalı vekili ile davacı vekilince duruşmasız olarak tetkiki istenilmekle, tayin edilen 18.03.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili gelmedi. Karşı taraf duruşmasız temyiz eden davacı Hazine vekili Av. Sema Selçuk geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğunu zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel sicile yazılması için dava açmıştır.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
A- Dava; mera iddiasıyla açılmış tapu iptali ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel sicile yazılması istenmiştir. Bu tür davalarda harç ve avukatlık ücreti dava değeri esas alınmak suretiyle belirlenir. Dava 07.07.2003 gününde açılmış ise de, hüküm 31.07.2006 gününde verildiğine göre Avukatlık ücreti takdirinde hüküm gününde yürürlükte olan tarifeye göre vekalet ücretine hükmetmek gerekir. Avukatlık Yasasının 169. maddesi ve karar gününde yürürlükte olan AAÜT'nin 3. maddesi yargı yerlerince avukata ilişkin olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti ekli tarife de yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz..... şeklindedir. Somut olayda; dava değeri 12.200,00 YTL olarak belirlenmiştir. Buna göre karar gününde yürürlükte olan nispi tarifeye göre 1.340,00 YTL avukatlık ücretine hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçelerle karar gününde yürürlükte bulunmayan indirim fıkrasının uygulanarak davacı yan yararına 100.00 YTL avukatlık ücretine hükmedilmesi,
Ayrıca;
B- Harçlar Kanunu 13/J maddesi gereğince, davayı açarken Hazineden harç alınmaması doğru ise de dava kabul edilmekle keşifte belirlenen değer üzerinden nispi tarife gereğince hesap edilecek yargı harcının davalı tarafa yükletilmesi gerekirken bu konuda aykırı bir görüşle harca hükmedilmemiş olması da doğru olmayıp, belirtilen her iki sebeple bozma nedeni sayılır ise de; yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarda 1. bentte yazılı sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 2. bent uyarınca hükmün 4. fıkrası 2. satırındaki davacı vekilinin emek ve mesaisi nazara alınarak 100.00 YTL cümlesinin karardan çıkarılarak yerine nispi tarife uyarınca belirlenen 1.340,00 YTL rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, yine; hüküm fıkrasının 3.bendinin tamamı hükümden çıkartılarak bu bent yerine 3- Harçlar Kanunu uyarınca hesap edilen 658.00 YTL nisbi harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına cümlesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 550.00 Y.T.L. Yargıtay Duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 18.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy