(Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği m. 14)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.01.2007 gününde verilen dilekçe ile dava ile elatmanın önlenmesi ve kal karşı dava olarak da elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve karşı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 18.10.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar 2215 parsel sayılı taşınmazın elbirliği halinde malikidir ve muris Abdullah Özçelik adına kayıtlıdır, bu taşınmazın kuzey sınırını teşkil eden 2220 parsel sayılı taşınmaz ise davalı Aşir Yılmaz adına kayıtlıdır. Davacılar kendilerine ait 2215 parsel sayılı taşınmaz üzerine yığma taş ile davalı parseline sınır teşkil edecek biçimde bir ev yapmış olup, kuzey komşusu davalı Aşır Yılmaz'ın 2220 parselin davacıya ait evine sınır teşkil eden bölgesinde kazı yapıp ağaç dikmek suretiyle davacıya ait evin rutubetlenmesine sebep olduğunu bildirerek, müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava ile de; 2220 parsel sayılı taşınmaz maliki Aşır Yılmaz güney komşusu Abdullah Özçelik mirasçıları davalılar tarafından, davacı parseline sınır teşkil edecek şekilde bina yaparak, bu binanın saçaklarının davalıya ait bahçeye taşırıldığı ve İmar Yasasına aykırılık teşkil edecek biçimde olmak üzerede 2215 parsel üzerine yapılı binadan 2220 parsel yönünde pencereler açıldığını, davalıların kullandığı içme suyu borusu ile elektrik hattının taşınmazına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, taşan saçağın kesilmesi, elektrik hattı ve içme suyu borusunun kal'i ile pencerelerin kapatılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilk açılan dava hakkında bilirkişi raporları da göz önünde bulundurularak, 2220 parsel üzerinde açılan çukurdan ötürü 2215 parsel üzerine kurulu binanın zemininde rutubet olduğu kabul edilerek, 2215 parseldeki binanın zemin seviyesinden temele doğru inen bölümünün davacı tarafından izole edilmesine, izolasyon bedelinin yarısının davalı Aşır Yılmaz tarafından karşılanmasına, davalının ağaçlarını ziraat bilirkişisinin 24.05.2007 tarihli raporu doğrultusunda sulamasına ve bu tarzı aşan sulamadan menine, birleşen dava yönünden ise 2215 parsel üzerine kurulu bina saçağının 2220 parsele taşan bölümünün kesilmek suretiyle kal'ine ve 2215 parsel üzerine kurulan binanın 2220 parsele bakan tarafındaki pencerelerin ve tecavüzlü su borusunun kal'ine, aynı duvardaki iki adet havalandırma penceresinin kal'i isteminin reddine, elektrik hattı kaldırıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Birleşen dava hakkında verilen 2220 parsele sarkan saçakların kesilmesi kararı ile pencere kapatma anlamına geldiği anlaşılan kal'e ilişkin mahkeme kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından birleşen dava davalıları Hafize Özçelik ve arkadaşları vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı-birleşen dava davacısı Aşır Yılmaz vekilinin temyiz itirazlarına gelince, taraf taşınmazları köyde olup herhangi bir düzenleme imar planı içerisinde bulunmamaktadır. 3194 sayılı İmar Yasası uyarınca kırsal alanlar için yönetmelik çıkartma yetkisine dayanarak yürürlüğe konulan Plansız alanlar İmar Yönetmeliği'nin 14. maddesi hükmünce yapılacak yapıların maddenin 2.fıkrasına göre yan cephede bitişik olmayacak biçimde, diğer parsele asgari 3 metre mesafede yapılması şart kılınmıştır. Somut olayda yönetmeliğin bu hükmü göz ardı edilmiş 2215 parselle yapılan bina kuzey bitişik 2220 parsele sınır teşkil eder şekilde yapılmıştır. Bu tür yapıların zemin altını teşkil eden temel duvarları inşaatın yapıldığı sırada rutubet ve sızmalardan korunmalı olarak izole edilmeleri gerekir. Duvarın yapımı sırasında herhangi bir izolasyon işleminin yapıldığı ileri sürülmediğine göre, davalı tarafından izolasyon zayiatı yapılmış gibi bu yerde yapılacak iyileştirme işleminde izolasyon masrafının davalıya da yükletilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıya ait 2220 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve davacılara ait 2215 parsel sayılı taşınmaz sınırına dikilen fidanlar yönünden ise davacıların talebinin kal'e yönelik olduğu gözetilmeksizin talep dışı ve infaza elverişli olmayan bir şekilde verilen sulama şekline ilişkin karar ile 2215 parsel maliklerinin evlerinin 2220 parsele bakan duvarındaki iki adet havalandırma penceresi birleşen dava davacısı Aşır Yılmaz tarafından dava konusu yapılmadığından bu pencereler hakkında istem varmış gibi kal kararı verilmesi de doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentde açıklanan nedenlerle davacı ve birleşen dava davalısı tarafından ileri sürülen temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca birleşen dava davacısı Aşır Yılmaz vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy