(4721 S. K. m. 683) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.09.2007 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar : Davacı, 1085 parsel sayılı taşınmazın elbirliği maliklerinden olduğunu, fidanlık vasfındaki taşınmaza davalının hafriyat toprağı döktüğünü, bunun sonucu olarak altı adet şeftali ağacının tümüyle, beş adet şeftalinin %50 oranında zarar gördüğünü, ayrıca bu eylemde damla borularının da zarara uğradığını, taşınmazın bazı yerlerinde kazı yapıldığını, ağaçlara verilen zararın 1002,00 YTL., kısmi zararın 417.50 YTL., yığılan toprağın hafriyatı için 900,00 YTL., damla boruları zararının 36,00 YTL. olduğunu, davalının hukuka aykırı elatmasının önlenmesi ile toplam 2355.50 YTL. zarar tutarının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, eylemin yol yapım çalışmaları sırasında meydana geldiğini, işi Karayollarından ihale ile aldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zararda davalının değil, bir plan ve projeye dayalı olarak işi davalıya ihale eden dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğundan bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Yapılan tespit sonucu düzenlenen 19.08.2005 tarihli krokiye göre davalının mülkiyeti davacı ve davaya muvafakat edenlere ait 1085 parselin A harfli bölümünde kazı yaptığı, B, C ve D harfli bölümlerinde ise toprak döktüğü görülmektedir. Davalının oluşturduğu eylem haksız fiildir. Borçlar Kanunu'nun 41 ve devamı maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan davalı sorumludur. Davalı ile dava dışı Karayolları İdaresi arasındaki ihale ilişkisi hükümleri taraflarını iç ilişkide bağlar.
Mahkemece, yapılan bu saptama doğrultusunda çekişmenin esası incelenerek bir hüküm kurulması yerine istemin davalıya husumet düşmeyeceğinden bahisle reddi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın bu nedenle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy