(4721 S. K. m. 618, 683, 737)
Dava: Davacı tarafından, davalılar aleyhine 23.05.2007 tarihinde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.10.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Kadir ve Bübü'ye ilişkin taşınmazlar ile adına kayıtlı 21 parsel numaralı taşınmazın sınırı konusunda anlaşamadıklarını, sair davalı Ayşe'ye ilişkin taşınmazda bulunan ekmek evinin çelenk payının tecavüzlü olduğunu belirterek el atmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile davalıların müdahalesinin bulunmadığı saptandığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalılar Kadir Çıra ve Bübü Akdeniz aleyhine açılan dava hakkında verilen karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan davacının temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacının davalı Ayşe Akkuş ile ilgili temyizine gelince;
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Medeni Yasa'nın 618. maddesi Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. hükmü ile malikin mülkiyet hakkının kanuni sınırlar içerisinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Yasanın taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen Komşu hakkı bölümünde yer alan 737. maddesi, herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz biçimde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Burada esaslı unsur, zarar görmedir. Mahkemece, davalı taşınmazındaki yapının saçağının tecavüzlü olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de buradan akan suların, davacı taşınmazına zarar verip vermediği yönü üzerinde durulmamıştır. Mahkemece belirtilen bu husus gözetilerek yapılacak inceleme sonucunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bu davalı yönünden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle reddine 2.bentte yazılı sebeplerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine, 19.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy