(4721 S. K. m. 4, 684, 718, 722, 723, 724)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.04.2005 tarihinde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde irtifak hakkı tesisi veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.10.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, Türk Medeni Yasasının 724. maddesine dayalı temliken tescil, kademeli istekler ise irtifak hakkı tesisi ve tazminat ödetilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacının temliken tescil istemi kabul edilmiş, hüküm davalıların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davacının iyi niyetli olmadığından söz edilerek bütün istekler reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, dosyada toplanan delillere ve hükmünü uyulan Dairemiz bozma ilamında gösterilen gerekçelere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Burada öncelikle belirtilmelidir ki, Türk Medeni Yasasının 684. ve 718. maddeleri gereğince yapı üzerinde bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüz'ü) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak kanun koyucu, somut olaydaki taşınmazın durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Yasasının 722, 723 ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir. Konunun bu kapsamda değerlendirilmesi başkasının arazisi üzerine kendi malzemesi ile yapı yapan kişinin ne gibi hak ve borçları olduğu yönü üzerinde durulması gerekir.
Dairemizin hükmüne uyulan bozma kararında, bütünleyici parçadan yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parça olduğu ifade edildiğinden, o yüzden mahkemece öncelikle davacının kademeli isteğine konu yaptığı bilirkişinin 30.02.2005 günlü krokisinde ev ve ahır olarak işaretlediği (C) harfli bölümün mütemmim cüz olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır.
Yapılacak bu inceleme sonucunda (C) harfli yerin Türk Medeni Yasasının 684. maddesinde tanımı yapılan mütemmim cüz olduğu saptanırsa, davalı kayıt maliklerinin davacı aleyhine açtıkları Elazığ 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/8 esas s. dava dosyasında yapının kal'ini istediklerinden davalı arsa sahiplerinin davacı malzeme malikine muhik bir tazminat ödemeleri gerekir. Türk Medeni Yasasının 723. maddesi uyarınca ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme malikinin iyi niyetli olup olmamasına göre değişir. Eldeki dava konusu olayda, davacı malzeme malikinin kötü niyetli olduğu sabittir. İyiniyet veya kötüniyet ödenecek tazminatın takdirinde gözetilebilir ise de, davacı malzeme malikinin kötü niyetli olması başlı başına davacının tazminat isteminin reddini gerektirmez. Şüphesiz, muhik tazminatın tesbit ve takdiri de hakime ilişkin bir görevdir. Ödenecek tazminat olayın özelliğine göre, malzemenin dava tarihindeki değeri de gözetilerek, malzeme sahibi kötü niyetli olduğundan arsa sahibinin malzemenin kendisi yönünden taşıdığı en az değer itibariyle hakimin geniş takdir yetkisiyle bulunmalıdır (Türk Medeni Yasası m.4).
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, 402 parseldeki yapının niteliğini saptamak, şayet kısmen veya tamamen mütemmim cüz olduğu sonucuna varılırsa, gerek duyulursa bilirkişi incelemesi de yaptırılarak yukarıdaki yöntemle ve bu konudaki geniş takdir yetkisine dayanılarak davacının isteyebileceği tazminat tutarını ortaya çıkarmak ve hükmetmek, aksi durumda davayı reddetmek olmalıdır.
Bütün bu yönler bir yana bırakılarak, davacının ikinci kademedeki istemlerinin yazılı olduğu biçimde reddi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararını yukarda 2.bendde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının 1.bent uyarınca reddine, 11.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy