(634 S. K. m. 35)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2006 gününde verilen dilekçe ile mevcut geçit hakkının muhafazası ve tapuya tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.10.2007 günlü hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ….. Apartmanı yönetimini temsilen ……, …. Apartmanı yönetimi adına başkan ….'ı hasım göstererek açtığı davada, davalı tarafın iki apartman arasındaki müşterek otopark ile, yıllardır kullanılan geçit yerine vaki müdahalesinin önlenmesi ve fiilen mevcut olan geçit hakkının tapuya tescilini istemiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, esastan inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, müdahalenin önlenmesi ve mevcut geçit hakkının korunması ile tapuya tescili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre;
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35.maddesi uyarınca, kat malikleri tarafından yetki verilmiş olsa dahi apartman yöneticisi ana yapının aynını ilgilendiren mülkiyet hakkına dayalı davaları açamaz. Öne sürülen istek mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bulunan haklardan olduğundan ancak kat malikleri tarafından doğrudan açılabilir. Bu durumda davacı apartman yönetiminin aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Keza aynı yasa hükmü uyarınca, taşınmazın aynı ile ilgili konularda apartman yönetimi aleyhine de dava açılamaz. Apartman yönetimi hakkında açılacak davalar, yönetimin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35. maddesinde sayılan görevleri ile sınırlı olup, bu tür davalar kat malikleri hasım gösterilerek açılabilir.
Bu durumda, apartman yönetiminin kat maliklerinin mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bir davayı açma yetkisi ve görevi olmadığı gözetilerek davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, çekişmenin esası incelenerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)