(4721 S. K. m. 683) (1086 S. K. m. 38)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.11.2009 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.06.2010 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişinin 29.04.2010 tarihli rapor eki krokisinde kırmızı renkli (A) ve (E) harfi ile gösterilen, sarı renkli (D) harfi ile işaretlenen ve yeşil renkli (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerine davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Gerçekten, Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesi uyarınca bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeni sınırları içinde o şeyi dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye el atmanın önlenmesi davası açabilir.
Dosyada yer alan 459 sayılı parsele ait tapu kaydından; davalının da kayıtta 53/264 payı bulunduğu görülmektedir. Kısaca, 459 sayılı parselde davalı da paylı maliktir. Kuşkusuz, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına el atmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa el atmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu el atmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı 459 sayılı parselde malik sıfatıyla krokide yeşil renkle gösterilen yer dışındaki alanı kullandığına göre, taşınmazın paydaşı olan davalının el atmasının önlenmesini isteyemez.
Mahkemece, yapılan bu saptama gözetilerek 459 sayılı parselle ilgili davanın reddi yerine, isteğin bu bölümünün de kabulü doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy