(4721 S. K. m. 725)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.12.2006 ve 27.04.2007 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil, kademeli olarak temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 25.11.2008 günlü hükmün Yargıtay'ca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.05.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekilleri Av. Ünay Şengezer Av. M. Seren Dinçler ile karşı taraftan davalı İs ki Genel Müdürlüğü vekili Av. Hamdi Kasapoğlu davalı Mehmet Hattat vekili Av. Mustafa Köse, davalı belediye vekili Av. Funda Dilsizoğlu geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 13.12.2006 ve 27.04.2007 günlü dava dilekçeleri ile Taksim suyu isale hattı kurulması sırasında 11 ada 51 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılarak İSKİ Genel Müdürlüğü adına 09.12.1967 tarihinde tescil edildiğini, taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılmadığından 11.08.2005 tarihinde İstanbul Büyük Şehir Belediyesine satıldığını, Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.09.2005 gün 2010 sayılı kararı uyarınca yapılan ihale sonucunda da davalı Mehmet Hattat'a satıldığını;
11 ada 51 parsel sayılı taşınmazın eski maliklerinden Nevin Zağra'nın su isale hattının ortadan kalkması ve hak iadesinin söz konusu olması halinde sahip olacağı hakkı noterde 20.02.1976 ve 23.02.1976 tarihinde düzenlenen sözleşmeler ile davacı Noramin İnşaat Yatırım ve Ticaret A.Ş.ne temlik ettiğini, bitişik taşınmazın maliki olduklarını ve taşınmazın kendilerine satılması gerekirken kötüniyetle davalı Mehmet Hattat'a satıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil, bu istemlerinin kabul edilmemesi halinde ise bitişik 83 parsel sayılı taşınmaza iyiniyetle yaptıkları ve davalılara ait taşınmaza taşkın olan bina ile ilgili olarak Türk Medeni Kanunu'nun 725. maddesi hükmü uyarınca temliken tescil ya da irtifak hakkı kurulmasını istemişlerdir.
Davalı Mehmet Hattat, dava konusu taşınmazı kapalı zarf usulüyle yapılan ihale sonucunda satın aldığını, elatmanın önlenmesi ve kal istemiyle açtığı dava neticesinde davacılara ait taşkın binanın yıkılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü, aleyhlerine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden 36520 metrekare yüzölçümlü 11 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 256.50 metrekarelik kesiminin su isale hattı nedeniyle kamulaştırıldığı ve 11 ada 51 parsel numarası ile 22.12.1967 tarihinde İSKİ Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, 11.08.2005 tarihinde tapudan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne satıldığı ve Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.09.2005 tarihli ve 2010 sayılı kararı uyarınca da kapalı zarf usulü ile yapılan ihale ile Mehmet Hattat'a satıldığı, Mehmet Hattat'ın 23.06.2006 tarihinde adına tescil edilen bu taşınmazı 94 parsel sayılı taşınmaz ile tevhit ettiği ve 11 ada 95 parsel numarasını aldığı anlaşılmaktadır.
Davacılar, dava konusu taşınmazın ihaleye çıkarılması amacıyla alınan 16.09.2005 tarihli ve 2010 sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi Kararının, bu taşınmazın kapalı teklif usulüyle ihaleye çıkarılmasına ilişkin 18.04.2006 tarihli ve 523-506 sayılı Belediye Encümen Kararının ve taşınmazın komşu taşınmaz parsel sahiplerine satılmasına ilişkin 23.05.2006 tarihli ve 523-287 sayılı Encümen Kararlarının iptali istemiyle İdare mahkemesinde dava açmışlardır. Dosya içinde bulunan İstanbul 8. idare Mahkemesinin 2006/3110 esas sayılı karar örneğinden davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
İdare mahkemesinde açılan davanın neticesi eldeki davanın neticesini doğrudan etkileyeceğinden o davanın neticesi beklenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, sonucu beklenmeden davanın reddi doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750.00 TL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy