(4721 S. K. m. 724) (1086 S. K. m. 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.09.2007 tarihinde verilen dilekçe ile yargılamanın iadesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2009 tarihli hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dava, yargılamanın iadesi yolu ile Türk Medeni Yasasının 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
HUMK'nun 445-454 maddeleri arasında düzenlenen yargılamanın iadesi maddi anlamda kesin hükmün bazı ağır yargılama hata ve eksikliklerinden dolayı bertaraf edilmesini sağlayan olağanüstü bir yasa yoludur. Kuşkusuz ancak kesinleşmiş kararlara karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulabilir. Yargılamanın iadesi sebepleri kanunun 445. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Bu sebeplerin dışındaki bir sebepten dolayı yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Sair taraftan, HUMK'nun 447. maddesinde yargılamanın iadesi talebinin belirli bir süre ile sınırlı olarak yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacı tarafından davalı aleyhine aynı yer 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/1371 esasında Türk Medeni Yasasının 724. maddesine dayalı temliken tescil davası açıldığı, açılan davanın reddolunduğu, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmektedir. Davacı kooperatif eldeki davada ellerine yeni bazı deliller geçtiğinden söz ederek aynı yasal sebebe dayanarak istemde bulunmuştur. Davacının varlığını iddia ettiği deliller davalının hükme müessir olabilecek hile ile kullanılmasına engel olduğu delillerden değildir. Esasen ilk davanın açıldığı zamanda dahi var olan ve o davanın yargılama sırasında mahkemeye sunulması olanaklı veya temyiz nedeni yapılarak Yargıtay'a bildirilecek delillerdir. Kısaca, orta yerde HUMK'nun 445. maddesinde sıralanan yargılamanın iadesi nedenleri yoktur. Bunun dışında önceki davanın davacısı olan kooperatifin kesin hükümden sonradan haberdar olduğu da düşünülemeyeceğinden yargılamanın iadesi yoluna süresi içinde başvurduğu da kabul edilmez.
Mahkemece istemin reddi yerine kanun hükmüne uygun düşmeyen bazı nedenler belirtilerek hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde yatırana geri verilmesine, 06.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy