(4721 S. K. m. 683, 688, 724, 995) (YHGK. 13.06.1984 T. 1984/14-358 E. 1984/710 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacılar, murisleri L.'a ait 2 parsel sayılı taşınmaza davalının gecekondu yaptığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini, binanın yıkımını ve ecrimisil istemişler; karşı davada ise, davalı-davacı M., dava konusu yapıları 20 yıl önce iyi niyetle ve hiçbir engelleme ile karşılaşmadan yaptığını belirterek Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, el atmanın önlenmesi ve kal isteminin kabulüne, ecrimisil istemi atiye bırakıldığından bu istem hakkında karar vermeye yer olmadığına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı-karşı davacı M. vekili temyiz etmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, karşı dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu'nun 688 ve devamı maddeleri uyarınca paylı mülkiyetin konusu fiili olarak bölünmemiş eşya ve müşterek mülkiyet ise aynı hukuki statüde bulunan birden çok kişinin belirli bir eşyaya aynı anda paylı olarak malik oldukları bir topluluk mülkiyeti şeklidir. Paydaşların eşya üzerinde sahip bulundukları hisse maddi olarak (fiilen) bölünmüş olmayan soyut bir hisse niteliğindedir. Başka bir anlatımla fiziki bölünme değil, fikri bölünmenin söz konusu olduğu, dolayısıyla her paydaşın müşterek eşyanın her parçasında hakkının bulunduğu, ayrıca müşterek eşya ile ilgili bölünebilen yetkiler üzerinde her hissedarın payı oranında bağımsız hakkının bulunduğu, fakat bölünmeyen yetkilerde herkesi hakkının eşyanın tamamını kapsadığı açıktır. Belirtilen nedenle, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda maliklerden her birinin, müşterek mülkiyete konu taşınmaza el atılması halinde bu el atmanın önlenmesini tek başına istemesi mümkün ise de, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.06.1984 gün ve 1984/14-358 Esas 1984/710 Karar sayılı kararı doğrultusunda el atmanın yanı sıra kal isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin birlikte dava açmaları gereklidir. Kaldı ki eldeki davada karşı davacı, Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş olup verilecek karar tapuda malik olarak yer alan tüm paydaşların hukuki durumunu etkileyeceğinden davada yer almaları gereklidir.
Dava konusu 2 parsel sayılı taşınmaz L. adına kayıtlı olup, malikin mirasçıları arasında yer alan H. davada yer almamıştır.
Mahkemece dava ve verilecek kararın niteliği ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanın nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy