(4721 S. K. m. 638) (492 S. K. m. 16)
Dava: Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 04.03.2010 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, maliki oldukları 1372 parsel sayılı taşınmazdaki zeytin ağaçlarının ürününü davalının hiçbir hukuki nedene dayanmadan topladığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve 2006 yılından dava tarihine kadar geçen süre için belirlenecek ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını istemişler, 10.12.2009 günlü oturumda da ecrimisil bedelinin 5.000 TL olduğunu belirtmişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazı 35 yıldır kullandığını, taşınmazdaki ağaçları babasının diktiğini, ürünü öncesinde de babasının topladığını, kadastro çalışması ile taşınmazın davacılar adına yazıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesine ve toplam 780,13TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
TMK.'nun Mülkiyet hakkının içeriği başlıklı 683/2. maddesi gereğince, Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. Malik, taşınmazına haksız elatma halinde hukuki himaye isteyebilir. Görevli mahkeme ise, çekişme konusu taşınmazın değeri ve bu istemin yanındaki ecrimisil ya da tazminat miktarlarının toplamına göre belirlenir.
Somut olayda, davacılar, dava dilekçesinde 5.000 TL dava değeri belirterek, davalının taşınmaza elatmanın önlenmesini ve 2006 yılından dava tarihine kadar belirlenecek ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını istemişler, davacılar vekili 10.12.2009 tarihli oturumda dava dilekçesinde gösterilen 5.000 TL değerin ecrimisil bedeli olduğunu belirtmiştir. Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın değerinin belirtilmediği görülmektedir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, re'sen dikkate alınır. Mamelek hukukundan doğan davalarda görev, dava konusunun dava tarihindeki değerine göre tespit edilir. Elatmanın önlenmesi, tescil gibi taşınmazın aynına yönelik davalar taşınmazın dava tarihindeki değeri, bunun yanında ecrimisil ya da tazminat talep edildiğinde de, bu istemlerin toplamı dava değerini oluşturur. (Harçlar Kanunu m.16)
Somut uyuşmazlıkta, keşif sonrası ziraat bilirkişisinin düzenlediği 22.01.2010 tarihli raporda, taşınmazın elatılan bölümünün dava tarihinde 4.711,43TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, taşınmazın elatılan kısmının değeri ile dava dilekçesindeki ecrimisil bedeli toplamı dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davacılar 1372 parsel sayılı taşınmazda paydaş bulunduklarından, davacılar payı oranında ecrimisile karar verilmesi yerine, tamamının hüküm altına alınması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy